foto1 foto2 foto3 foto4 foto5


Okul Yolu
Bir Eğitim Sitesi

Okul Yolu

İdareci Öğretmen ve Öğrencilere yönelik bir eğitim sitesi

Tasfiye Amaçlanıyor!

egitim sen

Eğitim Emekçilerine Yönelik Her Türlü Yasa Dışı Müdahalenin Karşısındayız

Bugün, yargıyı kuşatan siyasi iktidar tarafından hukuk devleti ve hukukun üstünlüğü kavramları alabildiğine zedelenmektedir. AKP iktidarının toplumu kutuplaştırıcı, öfke empoze eden politikaları ve eğitimcileri itibarsızlaştırma hamleleri, maalesef her geçen gün meyvesini vermektedir. Devamı

,

 

Lisans hakları 

Kullanıcılar için en önemli sorunlardan biride lisans haklarıdır. Gördüğümüz her programa her yazılıma, müziğe, oyuna sahip olmak isteriz ama maddi gücümüz buna yeterli değildir, alamayız aklımız onda kalır, kıvranır çareler ararız.

 Yıllar önce bir hocamız gülerek bize sanki çilek tarlasına düşmüş gibi oluyoruz demişti. Gerçekten de görünce sahip olmak için saldırıyoruz ama lisans yönünü hiç düşünmüyoruz. 

Bir diğer hastalığımız da para  vermek istemeyiz, bu ürünlere bedavadan sahip olmak isteriz. 

Peki, bunu nasıl yapacağız nasıl olacakta istediğimiz kaynaklara hem sahip olacağız hem de para vermeyeceğiz. 

Önce şunu bilmeliyiz ki bir kültür eserine sahip olmak istiyorsak mutlaka ona yasal yollardan sahip olmalıyız. Bunun haricindeki hertürlü işlem biz yasal sorunlar çıkarabilir. Ayrıca sadece sahip olmak mı yoksa başkaları ile paylaşmak mı veya başkalarına da satmak mı? 

lisans

Piyasada görürüz hertürlü program müzik film oyun içerikli CD ler satılıyor ama bu ne kadar haklı veya doğru veya etik almadan önce düşünmeliyiz.

Herşeyden önce şunu bileceğiz alacak olduğumuz kültür eseri ister film olsun ister oyun olsun ister fotoğraf olsun ister web sayfası olsun isterse de herhangi bir program olsun mutlaka ve mutlaka önce onun lisanslı olup olmadığına bakacağız. Eğer lisanslı ise üzerinde lisanslı olduğunu gösteren Kültür Bakanlığının bir bandrolü bulunur. Ayrıca ISBN numarası bulunur. Yok bu sembollerin hiçbiri yoksa ozaman uzak duracağız, demek bu eser bir lisanslı eser olmayıp korsan bir eserdir. 

Kanuni koruma süreleri
Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na göre, koruma süresi eser sahibinin ölümünden itibaren 70 yıl.

Peki, korsan eseri alsak ne olur? 

Herşeyden önce yasal olarak suç işlemiş oluruz, sonra devletin vergi kaybı olur burada ödediğimiz ücret ne eser sahibine  gider ne  de devlete gider. Doğrudan kimler tarafından piyasa sürüldüğü belli olmayan kirli kaynaklara ve haksız kazançlara aktarılmış olur. Başka ne diyebiliriz öncelikle etik değil ahlaki bulunamaz ve başkasının tüm sermayesi olan emeğini çalmak olarak değerlendirilebilir. Belki buradan gelen para yıkıcı bölücü örgütlere gidiyor bunu tam anlamıyla bilemeyiz. 

Ne yapmalıyız? 

Öncelikle lisanslı ürün almaya özen göstermeliyiz. Maddi durumumuz müsait değil o halde ne yapabiliriz. Kolay, günümüzde artık internet ve bilgisayar yazılımı ve teknolojisi çok gelişti çok kolay bir şekilde birçok bilgiye birçok kaynağa ulaşabiliriz. O halde sahip olmak istediğimiz bir programa suç işlemeden para ödemeden de sahip olabiliriz. Bunun yolu kanunsuz yollara başvurmak crac li program kullanmak değildir. Bilgisayarda kullanacağımız birçok programla aynı işi yapan emsallerinden hiçte geri kalmayacak yetenekte birçok ücretsiz programlar vardır. O halde bu programları kullanmaya özen gösterelim.

Bir program sitesinden program indirmeden önce bakalım lisans bölümünde ne yazıyor. Genelde aşağıdaki uyarılardan biri yazardır..

1-Freeware

2-Sharware

3-Demo

4-Kısıtlı kullanım. 

Şimdi bunları tek tek açıklayalım hangisi ne anlama geliyor, neyi ifade ediyor. Kullanırsak nasıl bir durumla karşılaşırız.. Açıklamaya çalışalım. 

Freeware: Kullanımı tamamen serbest programlar. Kullanımında başkaları ile paylaşımında çoğaltılmasında yasal yoldan hiç bir sakınca olmayan rahatlıkla kullanabileceğimiz programlar ve kültür eserleridir. 

Shareware: Kullanımı kısıtlı belli bir süre kullanabiliriz. Bu süre sonunda artık program işlemini yapmaz veya program görevinin kısıtlı bir bölümünü yapar tam olarak kullanmak istiyorsak programı satın almamız gerekir. 

Demo: Program sadece belli bir görevi yapar veya belirtilen süre kadar kullanımı vardır, tam olarak çalışmasını istiyorsak parasını ödeyip programı satın almamız gerekir.

Kısıtlı kullanıma Örnek bir veri kurtarma programı bilgisayarımıza kurduk çalıştırdık program kurtarabileceği verileri görüntüler ama kurtar deyince görevini yapmaz görevini yapmak için programı satın almamızı ister, evet kısaca bu.. 

Peki, bunlara paramız yetmez o halde neyapalım yapacağımız iş çok kolay yukarıda da aynı şeyden bahsettik ne tür bir programa ihtiyacımız var bir ofis programı mı bir işletim sistemi mi yoksa bir sıkıştırma programı veya medya oynatıcı veya film düzenleme veya antivirus veya bir başkası bu görevleri yapan misallerinden aşağı kalmayacak yetenekte ve kalitede ücretsiz bir sürü program var. 

İşletim sistemi dediğimiz vakit Linux veya pardus bedava olarak sitesinden indirebiliriz ve tamamen ücretsiz bir programdır. Ofis programı dediğimizde openofisorg bedavadır ve bilgisayarımıza Linux kurulurken hem medya oynatıcı hem ofis hem CD yazma hem mesaj programları tamamı daha kısa sürede bilgisayarımıza kurulduğu gibi aynı zamanda tamamen ücretsiz ve hemen hemen aynı kalitede sistemlerdir. 

O halde neden yasal veya etik olmayan yollara başvuralım ki aynı şeyi diğer programlar içinde kullanabiliriz bir anti virüs programı için avira veya combo ve benzeri bit çok program rahatlıkla kullanılabilir ve yasal yönden de etik yönden de bize bir sorumluluk yıkmaz.. Hem işimizi görür hem etik kurallara uymuş oluruz hem maddi yönden bize bir yük getirmez en önemlisi de vicdanen rahat oluruz. 

Yıllar önce bir haber sitesinde okumuştum Microsoft a bir günde dört milyon şikâyet gitmiş ve şikâyetleri alıp çöpe atmışlar  bu haber doğru veya yanlış bilemeyiz ama bizim yapmamız gereken şey daima etik olmayan davranışlarda eylemlerde bulunamamak, haksız  ortamlardan uzak durmak bulaşmamaktır. 

Birde şunu düşünelim bir programcı kendisine meslek olarak programcılığı seçmiş düşünmüş uğraşmış belki geceler boyunca emek vermiş uykusuz kalmış sabahlamış bütün emeğini vererek bir program hazırlamış elindeki tek sermayesi bu program bunu satıp belki geçimini belki geleceğini tayin edecek bizse hiç bir bedel ödemeden onun günlerini gecelerini aylarını harcayarak meydana getirdiği eserini basit birşeymiş gibi alıp kullanıyoruz buna nekadar rıza gösterilir önce kendimiz bir düşünelim ve öyle karar verelim. Tüm bunların yanında yukarıda da bahsettiğimiz gibi kültür eserleri Kültür Bakanlığının koruması altındadır. Yasal olmayan yollardan edinilen kültür eserlerinin izinsiz kullanıldığında yakalandığımız vakit para ve hapis cezası vardır. Ayrıca rezilliği vardır. Tabiî ki etik değerleri insan emeği karşılığı olan hakkını da unutmamak gerekir. 

Tabiî ki buraya kadar anlattıklarımızda biz genelde yazılım programlarından bahsettik lisans hakları bütün kültür eserleri içindir. Gerek oyun gerek film gerekse kitap, müzik bir fotoğraf bir gif hepsi aynı kapsamda düşünülmeli. Ülkemizde korsan yayıncılık milyonlarca TL vergi kaybına yol açtığı gibi aynı zamanda bu paraların nerelere gittiği yolunda da herhangi bir fikrimiz yok!.. 

Kim bilebilir ki!... 

Ama gün geçmiyor ki bir korsan yayın baskını ve ortaya çıkarılan milyonlarca liralık eser görüntüleri ekranlarda olmasın bunun en iyi mücadele yolu eğitimdir tamamen olmasa bile iyi eğitilmiş bir toplumda bu gibi istenmeyen ve etik olmayan davranışlar en azından asgariye inecektir... 

Son yıllarda uluslararası alanda olduğu gibi bizim ülkemizde de lisans hakları ile ilgili gerek eğitim olarak gerekse yasal yollarla çalışmalar yapılmakta ve her geçen yıl azda olsa lisanssız kullanım oranı % olarak aşağıya inmektedir. Hatta eskiden meydanlarda çok rahat satılan bir sürü kültür eseri artık meydanlardan kısmen de olsa kalkmış ama gizli gizli kıyıda köşede satılmaya devam etmektedir veya en azından meydanlardan kalktı diyebiliriz!...  


,,

 

Sözleşmeli öğretmenlik

turk egitim sen

Mersin 1 no’lu şube, veliler tarafından darp edilen öğretmenler için basın açıklaması yaptı.

Mersin Akdeniz Güney Ortaokulu'nda veliler tarafından darp edilen öğretmenlerimize sahip çıkmak ve son zamanlarda eğitim çalışanlarına karşı gerçekleştirilen şiddet olaylarına dikkat çekmek ve kınamak için Türk Eğitim Sen yöneticileri, Türkiye Kamu Sen in diğer iş kollarındaki yöneticileri  ve üyeleriyle beraber basın açıklaması yaptı.  Devamı

Eğitim kovayı doldurmak değil

egitim bir senDenetim, kadavraya otopsi değil, hayata koruyucu hekimlik yapmaktır

Bir medeniyetin insanlığa olan faydasının, onun eğitim alanındaki başarısıyla ölçülmeye başlandığı günümüzde, neredeyse tüm toplumlar devletler eliyle eğitim sistemlerini daha nitelikli, daha etkili ve daha iyi hâle getirmek gayretindedir. Eğitimde kalite, öğretmenlik mesleğinin niteliği ve itibarı, fırsat ve imkân eşitliği, Devamı

 

,,,

 

Lütfen Paylaşalım

 

web servis

site ekle site ekle

Eğitim öğretim yılı

egitim is

Yargı Kararını Verdi: Eğitim Kamusal Bir Hizmettir ve Kamu Eliyle Yürütülmelidir

Hizmet Vakfı İle Milli Eğitim Bakanlığı Arasında İmzalanan Protokolün Yürütmesi Durduruldu 

Milli Eğitim Bakanlığı ile Hizmet Vakfı Arasında Değerler Eğitimi Verilmesine Dair 15.07.2014 tarihli işbirliği protokolünün değişiklikler ve ilaveler yapılarak 15.07.2017 tarihinden geçerli olmak üzere üç yıl süreyle uzatılmasına ilişkin Devamı

Minnetle anıyoruz

turk egitim sen

Meb’i kim yönetiyor?

Yönetici Görevlendirme sınavının ÖSYM tarafından  yapılacağı duyurulmuş  Milli Eğitim Bakanlığı, geçen ay yönetici atama takvimini yayınlamış, üç gün sonra geri çekmiş idi. Fakat bugün takvim aynı şekliyle tekrar yayınlandı. Madem aynen yayınlanacaktı, takvimin geri çekilmesinin hikmeti ne idi? Ne yapılmaya çalışılıyor? Devamı

 

Kotanlı: üniversitelerde torpil ve ayrımcılığa son verilsin

 

Üniversitelerde çalışan idari personelin torpil ve sendikal kayırmacılıktan müthiş derecede rahatsız olduğunu; üniversitelerde görev yapan eğitim ordusunun gizli kahramanları olan idari personelin; başta ekonomik ve özlük olmak üzere, mesleki ve demokratik sorunlarının iyice arttığını söyledi.”Daha öncede yaptığımız açıklamada dile getirdiğimiz gibi üniversitelerimizin rektör ve dekanlarına çağrıda bulunuyorum, üniversitelerde çalışan idari personelin taleplerine kulaklarınızı tıkamayın sendikal ayrımcılık yapmayın. Devamı için