foto1
İdareci öğretmen ve öğrenciler için belge dokuman evrak
foto1
MEB tüm mevzuat genelge kanun tüzük yönetmelik
foto1
Güçlü bir hafıza ve zekamızı geliştirmek için neler yapmalıyız
foto1
Okulda sınıfta oynanabilecek çocuk oyunları Çevre doğa haberleri
foto1
Tebliğler dergisi MEB Tüm Mevzuat son çıkan yönetmelikler
Güçlü hafıza neyle bağlantılı? Zaman yönetimi MEB Yangın yönergesi Uyku başarı nedeni fiziksel cezanın etkisi Son çıkan yönetmelikler MEB Tüm mevzuat Olaylar ve insanlar Sağlıklı yaşam için Trafik işaret ve levhaları Tebliğler Dergisi Mevzuat bilgi sistemi Büyük Türk Tarihi Verimli Ders çalışma Özgüven ve farkındalık Eğitimde motivasyon Eğitimde farkındalık.Read More...

Okul Yolu

İdareci Öğretmen ve öğrenciler için bir Eğitim Sitesi

İslam Ülkeleri Neden Kalkınamıyor

desKonuya büyüme ve kalkınma kavramlarını açıklayarak başlayalım. Büyüme; reel milli gelirin veya kişi başına düşen reel gelirin önceki dönemlere göre artmasıdır. Büyüme kavramı daha çok gelişmiş ülkeler için kullanılan bir kavramdır. Kalkınma kavramı içinde anlatılacağı gibi, gelişmiş ülkeler bir takım sosyal, ekonomik, teknolojik, kültürel ve toplumsal dönüşümlerini çok öncelerden gerçekleştirdikleri için onların temel sorunu reel gelirlerini artırmaktır. Devamı

,

 



DÜNYANIN YEDİ HARİKASI



İlk çağda dünyanın hem coğrafya ,hem de kültür yönünden sınırlarını belirleyen yedi anıt.

İlk kez ,Yunanlı coğrafyacı Strabon'un yazdığı ve 17 kitaptan oluşan Geograhumena (Coğrafya) adlı yapıtında geçen bu anıtlar şunlardır:


Halikarnassos Mausoleionu:İ.Ö. lV.yy da bugünkü Bodrum'da yapılmış olan bir anıtmezardır.yüksekliği 42 m,çevresi 133,50 m olan bu anıtın bugün yalnızca temelleri kalmıştır.

image001

Halikarnas Mozolesi, Kral Mausollos için karısı ve kız kardeşi tarafından yaptırılmış bir mezar. Bodrum civarında yapılmış ve yapımı M.Ö. 350 yılında tamamlanmış. Tabanın üstünde kenarları heykellerle süslenmiş basamaklı bir podyum bulunuyordu. Süslü su mermerinden yapılmış lahit ve mezar odası, podyumun üstünde bulunuyordu ve İyonya tarzı kolonlarla çevrilmişti. Sıra sütunlar, yine heykellerle süslenmiş bir piramit çatıyı destekliyordu. Dört tane savaş atıyla çekilen bir savaş arabası heykeli ise piramidin tavanını donatıyordu. Halikarnas Mozolesi'nin toplam yüksekliği 45 m. idi ve 4 tarafındaki 4 heykelin her birini ayrı bir heykeltıraş yapmıştı. Bu heykeller, tanrıların değil de insanlar ve hayvanların heykelleri olmasından dolayı tarihte özel birer yer tutarlar. 16. yüzyıl boyunca Halikarnas Mozolesi iyi bir durumda korundu. 15. yüzyılda Haçlı Seferleri sırasında St. John şövalyeleri bölgeye geldiler ve bugün Bodrum Kalesi olarak geçen büyük bir kale yaptılar. Bu kalenin yapımında Halikarnas Mozolesi'nin nerdeyse bütün taşları kullanıldı.


image002

Artemis Tapınağı :İ.Ö.V.yy.da Tanrıça Artemis adına yapılan bu yolla tapınak İ.Ö.V.yy.da bu yolla ün kazanmak isteyen Hepostratos tarafından yakılmıştır.Sonra aynı plana göre yeniden yapıldı ise de bugün sadece bazı kalıntıları kalmıştır.

Efes'de Artemis Tapınağı Artemis Tapınağı'nın temelleri milattan önce 7. yüzyıla kadar gitmektedir. Tanrıça Artemis'e ithafen yapılmıştır. Tamamiyle mermerden oluşuyordu. Lidya kralı Croesus tarafından yaptırılan yapı, Yunan mimar Chersiphron tarafından tasarlanmıştı ve dönemin en büyük heykeltıraşları Pheidias, Polycleitus, Kresilas ve Phradmon tarafından yapılmış olan bronz heykellerle süslenmişti. Tapınak hem bir pazaryeri, hem de bir dini müessese olarak kullanılıyordu. Artemis Tapınağı M.Ö. 21 Temmuz 356'da adını ölümsüzleştirmek isteyen Herostratus adlı bir Yunanlı tarafından yakıldı. Aynı gece Büyük İskender doğmuştur. Büyük İskender Anadolu’yu fethettiğinde Artemis Tapınağı’nın yeniden yapılması için yardım teklif etmiş fakat reddedilmiştir.


image003Zeus Heykeli:İ.Ö.v.yy.da Olympos'taki Zeus Tapınağı için altın ve fildişinden yapılan ,14 m.yükseklikte olduğu söylenen bu heykelden günümüze  hiçbir iz kalmamıştır.

Olimpia'daki Zeus HeykeliZeus Heykeli M.Ö. 450 yıllarında, adına olimpiyat oyunları düzenlenen Tanrıların kralı Zeus için, Olimpiyatlar'a ismini veren Olimpia'da yapılmıştır. Zeus Heykeli, bir tahta iskelet üzerine altın, fildişi ve metal parçalar yerleştirilerek Partenon'un içinde yapılmıştır. Heykelin oturduğu taban 6,5 m genişliğinde ve 1 m yüksekliğinde, heykelin kendisi ise 13 m yüksekliğindeydi. Olimpiyat oyunları 391 yılında Theodosius I tarafından putperestlik olarak değerlendirilip sona erdirilince, Zeus Tapınağı da kapatıldı. Heykel, zengin Yunanlılar tarafından İstanbul'a taşınmıştı ve 462 yılındaki büyük yangında yok olana dek orada kaldı. Bugün temelleri, birkaç yıkılmış kolon ve enkaz tüm kalıntılarıdır.


image004Rodos Heykeli:İ.Ö.lll.yy.da Rodos'ta yapılmıştır.O devirde gemilerin Tanrı Apollon'u temsil eden ve yüksekliği 35 m.'yi bulan bu heykelin iki bacağı arasındaki açıklıktan geçerek limana girdikleri söylenir.

Rodos Heykeli 32 metre yüksekliğinde, demir ve taşla desteklenmiş bronzdan yapılmış bir heykeldir. Rodoslular tarafından Güneş Tanrısı Helios'a ithafen yapılmıştır. Yapılışından yok oluşuna kadar yalnızca 56 yıl geçmesine rağmen, Rodos Heykeli dünyanın yedi harikasından biri olmayı başarmıştır. Bunun en büyük sebebi, devasa bir heykel olmasının yanısıra Rodos adasındaki insanlar için beraberliğin simgesi olması idi. Rodos Heykeli’nin yapılması tam 12 yıl sürmüş ve heykel M.Ö. 282 yılında bitirilmiştir. Liman girişinde bulunan heykel M.Ö. 226 yılında bir deprem sonucunda en zayıf noktası olan dizinden kırıldı. Rodoslular, Firavun Ptolemy III Eurgetes’den restorasyon için yardım teklifi aldılarsa da, bir kâhine başvuruldu ve yardım reddedildi. Neredeyse 900 yıl boyunca heykel harabe halinde kaldı. 654 yılında Araplar Rodos’u feth ettiler. Heykelden kalanları Suriyeli bir Yahudi’ye sattılar. 

image005İskenderiye Feneri:İ.Ö.lll.yy.da Mısır'da İskenderiye Limanı'nın girişinde yapılmış olan fener,yolunu yitiren gemicilere yol gösteriyordu.Yüksekliği 140 m.olan bu dev fener 1300 yıllarında bir deprem sonucu yıkıldı.

Tehlikeli kıyı şeridi boyunca gemicileri yönlendirmek amacı ile Mısır'ın İskenderiye kenti kıyısındaki Faros (Pharos) adasında yapılmıştır. Proje Büyük İskender'in komutanları Ptolemy Soter zamanında M.Ö. 290 yılları sonunda başlamış, ölümünden sonra oğlunun hükümdarlığı zamanında bitirilmiştir. Şehrin batı limanında bulunan fener yaklaşık 166 m yüksekliğindedir. Sadece harikaların değil bugüne kadar yapılmış fenerlerin de en yükseğidir. Gemicilik için güvenli bir ortam sağlamak isteyen Yunanlı tüccar Sostratus tarafından finanse edilmiştir. Fener'in en gizemli yanı, gündüzleri bile güneş ışığını denize yansıtmak amacı ile tasarlanmış cilalı bronz aynalarıydı. Geceleri ise aynaların önünde ateşler yakılıyor, böylece aynanın yansıttığı ışık gece yaklaşık 50 km mesafeden görülebiliyordu. Yapı bir dizi depreme kadar bozulmadan kaldı. Fakat depremler ve doğal şartlar sonunda çöktü. Üst kısmı 955 yılında bir deprem ve fırtınada kopan fenerin gövde kısmı da 1302'de başka bir depremde çöktü. En sonunda 1480 yılında Memlük Sultanı Kait-bay tarafından fenerin olduğu yere yapılan bir kalede malzemeleri kullanılmak üzere tamamen yıkıldı.


image006

Babil'in Asma Bahçeleri:

 

İ.Ö.Vl.yy.da Babil Kralı Nabukodonosor tarafından yaptırıldığı söylenen bu bahçeler ,büyük bir olasılıkla dev bir zigguratın kotlarını süslüyordu.Günümüze bu yapıttan hiç bir iz kalmamaıştır.     Bugünkü Irak sınırları içinde kalan Mezopotamya bölgesindeki Babil İmparatorluğu'nun başkenti Babil,bir zamanlar dünyanın en güzel kentlerinden biri olarak biliniyordu.Bu gün ise dünyanın yedi harikasından biri olarak sayılıyor.

Bir zamanlar dünyanın bu e güzel kentinin yerinde bugün sadece kalıntıları bulunuyor.Bu kalıntılar ise M.Ö.6 .yy.da yaşayan ,Babil İmparatorluğu'nun en ünlü krallarından biri olan Nebukadnezar tarafından kurulan kentin yalnızca kimi bölümleridir.Kentin geri kalan bölümleri ,bakımsızlık ve ilgisizlik yüzünden ,yılların harabedici etkisiyle yokolmuşlardır.

Babil'in göz kamaştırıcı şaşaasını tanımlayan ünlü tarihçi Heredot'a göre kent bir kare biçimindeydi ve çevresinde 91 metre yüksekliğinde ,26 metre kalınlığında duvarlar bulunuyordu.Kenti bir baştan bir başa geçen "Alay yolu" adında kutsal bir cadde vardı.Özel törenlerde dinsel alaylar bu cadde de resmi geçit yapıyorlardı."Alay yolu" iki yanında kuleler bulunan ve hayvan figürleriyle süslenmiş olan "İştar kapısı " adında bir kapıyla kentin dışına açılıyordu.Kent fırat ırmağı tarafından iki eşit parçaya bölünüyordu.Kent kurulurken ,ıramağın tam ortadan geçmesine olanak verecek şekilde kurulmuştu.Irmağın kenarlarında tuğladan yapılmış rıhtım kenarında da duvarlar vardı.Böylece hem ırmağın taşmasına karşı önlem alınmış oluyor,hem de bir gezinti yeri olarak yararlanılıyordu...Irmağın kıyısına ,duvarlar da bulunan kapılardan geçilerek iniliyordu.Bu kapılar aynı zamanda ,rıhtımı kentin ana caddesine de bağlıyordu.

Kentte bir çok görkemli bina bulunuyordu.bunların  içinde en şaşaalı olanı tabiki İmparatorluk sarayı idi.Ayrıca parmak ısırtacak güzellikte tapınaklar da kentin güzelliğine çok şey katıyordu.Bu tapınaklardan biri Babillilerin baş tanrısı Marduk'a ithaf edilmiş bir diğeri de tanrı Baal'ın şerefine inşa edilmişti.Bu her biri bir aşağıdakinden daha büyük olan ve birbirine merdivenlerle bağlı olan katlardan oluşan dikdörtgen şeklinde bir  bina idi.İşte bu bina İncil'de sözü edilen Babil Kulesi'nin ta kendisiydi.O dillere destan asma bahçeleri ise ,ağaçlarla ve çeşitli süs bitkileriyle kaplı alan tuğladan yapılmış teraslardan oluşuyordu.

Uzaktan bakıldığından tapınak neredeyse ağaçlar ve bitkiler yüzünden görünmüyordu.

Babil M.Ö.539 yılında Pers Karalı Kirus tarafından ele geçirildi.yağmalandı,duvarları yıkıldı ve Babil uygarlığı tarihe karıştı.

 

image007

Mısır Ehramları:Günümüze uylaşabilmeyi başarmış bu piramitler Mısır firavunları tarafından birer anıt mezar olarak yaptırılmıştır.Keops Piramidi Giza Piramitleri'nin üçü birden dünyanın yedi harikası listesine dahil değildir. Piramitlerden sadece Keops Piramidi bu listeye girmiştir. Keops Piramidi, 4. Hanedanlık zamanında M.Ö. 2560 yılında Firavun Khufu (Keops) tarafından yaptırıldı. Yapımının 20 yılı aştığı sanılmaktadır. Piramit yapıldığında 145,75 m yüksekliğindeydi. Yapıldığından itibaren 43 yüzyıl boyunca dünyadaki en yüksek yapı olarak kayıtlara geçmiştir. Keops Piramidi ilk inşa edilen olmasına rağmen dünyanın yedi harikası arasında günümüzde ayakta duran tek yapıdır.



Piramitler hala gizemli.....



* Her biri 20 ton olan taşlardan inşa edilmiştir ve bu taşları temin edilebilecek en yakın mesafe yüzlerce kilometre uzaklıktadır. Bu taşların nasıl getirildiği konusunda kesin olmayan farklı varsayımlar bulunmaktadır.

* Piramit, kimin adına yapıldıysa, onun bulunduğu odaya, yılda sadece 2 kez güneş girmektedir. (doğduğu ve tahta çıktığı günler)
* Mumyalarda radyoaktif madde bulunduğundan mumyaları ilk bulan 12 bilim adamı kanserden ölmüştür.

* Piramitlerin içerisinde ultra sound, radar, sonar gibi cihazlar çalışmamaktadır.

* Kirletilmiş suyu, birkaç gün Piramit'in içine bırakırsanız; suyu arıtılmış olarak bulursunuz.

* Piramit'in içerisinde süt, birkaç gün süreyle taze kalır ve sonunda bozulmadan yoğurt haline gelir.

* Bitkiler Piramit'in içinde daha hızlı büyürler.

* Piramit'in içine bırakılmış su, 5 hafta süreyle bekletildikten sonra yüz losyonu olarak kullanılabilir.

* Çöp bidonu içindeki yemek artıkları, hiç koku vermeden Piramit içinde mumyalaşır.

* Kesik, yanık, sıyrık gibi yaralar büyükçe bir Piramit'in içinde daha çabuk iyileşme eğilimi gösterir.

* Piramitlerin bazı odalarının içinde ne olduğu hakkında bir bilgi yoktur; araştırmacıların çoğu, ya içinde kayboldular ya da aynı yerde birkaç tur attılar, fakat içlerini göremediler.

* Piramitlerin içi yazın soğuk kışın sıcak olur

* Büyük Piramidin açıları,Nil'in delta yöresini iki eşit parçaya bölerler.

* Gize'deki üç piramit aralarında bir Pitagor üçgeni olacak şekilde düzenlenmişlerdir.Bu üçgenin kenarlarının birbirlerine göre oranı 3:4:5'dir.

* Büyük Piramidin tabanının yüzeyi,anıtın yarısının iki katine bölündüğünde pi=3,14 sayısı elde edilir.

* Büyük Piramidin dört yüzeyinin toplam yüzölçümü,piramit yüksekliğinin karesine eşittir.

* Büyük Piramit,dünyanın kara kitlesinin merkezinde yer alıyor.

* Büyük Piramit,dört ana yöne göre düzenlenerek inşa edilmiştir.

* Piramit dev bir güneş saatidir.Ekim ortasıyla Mart başı arasında düşürdüğü gölgeler mevsimleri ve yılın uzunluğunu gösterirler.Piramidi çeviren tas levhaların uzunluğu bir günün gölge uzunluğuna eşittir.Bu gölgelerin tas levhalar üstünde gözlenmesiyle günün 0,2419 bölümünde yılın uzunluğu yanlışsız olarak saptanabiliyordu.

* Büyük Piramit'le dünyanın merkezi arasındaki uzaklık,Kuzey kutbuyla arasındaki uzaklığa eşittir ve kuzey kutbuyla dünyanın merkezi arasındaki uzaklığa eşittir.

* Piramidin yüksekliğiyle,çevresi arasındaki oran,bir dairenin yari çapıyla çevresi arasındaki oranın dengidir.Dört kenarlar dünyanın en büyük ve çarpıcı üçgenleridir.

* Gizde'den geçen boylam,dünyanın denizleriyle anakaralarını iki eşit parçaya böler.Bu boylam ayrıca,kara üstünden geçen en uzun kuzey-güney yönlü boylam olup,bütün yer kürenin uzunluğuna ölçümünde doğal sıfır noktasını oluşturur.

* Büyük piramidin tepesi Kuzey kutbunu,çevresi ekvatorun uzunluğunu temsil eder.Ve iki uzunluk ayni mikyasa uygunluk gösterir.


Gize piramitleri tahmini olarak M.Ö 3000 yıllarında eski krallık döneminde yapıldığı zannedilmekte. Bunlar; Keops, Kefren ve Mikerinos piramitleridir ve isimlerini aldıkları firavunlar tarafından yaptırılmıştır.


Gize piramitleri dünyanın en büyük piramitlerdir. Bunlarla birlikte ve Mısır'da yüzlerce irili ufaklı piramit mevcuttur. Gize piramitlerini diğerlerinden ayıran farkların başında içlerinde yazı bulunmaması ve nasıl yapıldıklarının hala çözüme ulaşmamış olmasıdır.
Keops'un oğlu Kefren için yapılmış piramit 136 metre yüksekliğe sahip.

Kefren piramidinin dış yüzeyinde yer alan kaplamalar bugün sadece tepesinde görülebilmekte.


Gize piramitlerinden İçi ziyaret edilebilen tek piramit olan Kefren piramidinin mezar odası.
Piramitler ile ilgili çeşitli matematiksel bulgular arasında ilginç olanları şunlar: Keops piramidinin yüksekliğinin 1 milyarla çarpımı yaklasık olarak güneşle dünyamız arasındaki mesafeyi veriyor. (149.504.000km)

Piramitlerin üzerinden geçen meridyen karaları ve denizleri tam iki eşit parçaya bölüyor. Keops Piramidinin Taban çevresinin, yüksekliğinin 2 katına bölünmesinin pi=3.14 sayısını veriyor.

62 metre yüksekliği ile Gize Piramitleri içerisinde en küçüğü olan Mikerinos Piramidi Kefrenin oğlu için yaptırılmış...
Piramitler hala yapımları esnasında ki gizi korumaktalar. İşçilerin olağanüstü bir çabayla günde 10 metreküp taşı üst üste koyduklarını kabul edersek keops piramidinde yer alan yaklaşık 2.5 milyon metreküp taş, 250.000 gün, yani yaklaşık 664 yılda yerleştirilebiliyor. Oysa piramitler 20 ila 30 yıl arasında bir sürede tamamlanmıştır.


70 metre uzunluğunda ve 30 metre yüksekliğinde olan Sfenks 14.yy da Memluk'lar tarafından top bataryalarına talim hedefi olarak kullanılmış ve ciddi biçimde zarar görmüş.

M.Ö. 2520 yılında Keops'un oglu Kefren'in mezar kompleksi için yontulmuş. Sfenks Mısır dilinde 'SEZP-ANHE' Yaşayan görüntü) anlamında. Tarih boyunca Sfenks Nil nehrine bakıyor ve nehir yoluyla gelenleri karşılıyordu.


 

 


Dünyanın yeni yedi harikası



image008

Chichen Itza piramidi (M.Ö. 800 öncesi) Yucatan Yarımadası, Meksika Chichen Itza piramidi (M.Ö. 800 öncesi) Yucatan Yarımadası, Meksika Chichen Itza, Maya medeniyetinin ekonomik ve politik merkezi olarak hizmet vermiş en meşhur Maya tapınak sitesidir. Değişik yapıları –Kukulkan piramidi, Chac Mol Tapınağı, Bin Kolonlar Geçidi, Tutukluların Oyun Sahası – bugün dahi harikulade bir mimari alan ve mekân düzenleme göstergesi olarak kendini göstermektedir. Piramidin kendisi Maya tapınaklarının en sonuncusu hiç şüphesiz en büyüğüdür.



image009

Colesseum İtalya.İtalya'nın başkenti Roma'da bulunan Flavianus Amfitiyatro olarak da bilinen Kolezyum bir arenadır. Usta bir komutan olan Vespasianus tarafından MÖ 72 yılında yapımına başlandı ve M.S. 80 yılında Titus döneminde tamamlandı. Daha sonraki değişiklikler Domitian hükümdarlığı zamanında yapılmıştır.



image010

Petra Antik Şehri ( Ürdün )Ürdün’ün Lut Gölü ile Akabe Körfezi arasındaki kent, M Ö 400 ile M S  106 yılları arasında Nebatiler’in başkenti, Petra Antik Kenti    Roma İmparatorluğu’nun işgalinin ardından M S  400 yıllarında kaybolan şehir, yüzyıllar sonrasında 1812 yılında İsviçreli bir gezgin olan Johann Burkhardt tarafından bulunuyor.

Petra (M.Ö. 9 – M.S. 40) Petra, Ürdün Arab Çölünün bir ucunda bulunan Petra, Kral IV. Aretas’ın (M.Ö. 9 M.S. 40) imparatorluğu Nabataean’ın muhteşem başkenti idi. Su teknolojisi konusunda uzman olan Nabateanslılar şehirlerini büyük su kanalları ve su hazneleriyle donatmışlardır. Greko-Roman örneklerine uygun olarak tasarlanmış bir amfiteatr 4000 kişiyi ağırlayacak kapasitededir. Bugün Petra’nın Mezar Sarayı, 42 metrelik Helen sitili El-Deir Manastırının tapınak duvarıyla Orta Doğu kültürünün göz kamaştıran bir örneğidir.

image011

Machu Picchu (1460-1470) Machu Picchu, Peru Inka İmparatoru Pachacutec 15. yüzyılda Manchu Picchu (“Eski Dağ”) olarak bilinen dağda bulutlar içinde bir şehir inşa ettirmiştir. Bu muhteşem yerleşim merkezi And platosundan başlayarak balta girmemiş Amazon ormanlarının Urubamba Nehrine kadar uzanmaktadır. İnkalar tarafından çiçek hastalığı salgınından dolayı terkedilmiştir. İspanyolların İnka İmparatorluğunu ele geçirmelerinden sonra şehir üç yüz yıl boyunca “kayıp” olarak kalmış ve 1911 yılında Hiram Bingham tarafından tekrar bulunmuştur.



image012

Tac Mahal - Hindistan. Taç Mahal, Babür İmparatorluğu'nun 6. hükümdarı Şah Cihan (Şah-ı Cihan: Dünyanın Şahı) (1593-1666) tarafından, o zamanki imparatorluğun başkenti olan Hindistan'ın Agra şehrinde, Jumna (Yamuna) Nehri'nin kıyısında yaptırılmıştır.

Tac Mahal Müslüman Moğol İmparatoru, Jahan Şahın emir üzerine, vefat eden çok sevdiği karısının hatırasına  inşa edilmiştir. Beyaz mermerden yapılan saray İstanbul’dan giden ustalarında çalıştığı rivayet edilir. Duvarlarla çevrili bahçelerin içinde yer almaktadır. Tac Mahal Hindistan’da Müslüman sanatının en mükemmel eseri olarak kabul edilmektedir. Daha sonra İmparatorun burada hapsedildiği ve Tac Mahal’i koğuşunun sadece küçük bir penceresinden gördüğü söylenmektedir.

image013

İsa Heykeli Brezilya.Dağın aşağı kısmında Tijuca Milli Parkı'nda bulunur. Corcovado 710 m yükseklikte olup, muhteşem bir şehir manzarası sunar. Corcovado dağ treni, kıvrımlı bir yolu izleyerek dağın zirvesinin yakınına kadar gelir. 7 Temmuz 2007 tarihinde, Dünyanın Yeni Yedi Harikası'ndan biri olarak seçilmiştir.

Kurtarıcı İsa Heykeli (1931) Rio de Janeiro, Brezilya Bu İsa heykeli 38 metre yüksekliğindedir ve Rio de Janeiro şehrine tepeden bakan Corcovado Tepesinin üzerine yerleştirilmiştir. Brezilyalı Heito da Silva Costa tarafından tasarlanan ve Fransız heykeltıraş Paul Landowski tarafından gerçekleştirilen bu anıt dünyanın en çok tanınan anıtlarından biridir. Heykelin yapımı beş yıl sürmüştür ve Ekim 1931’de açılışı yapılmıştır. Ziyaretçileri kollarını açarak karşılayan heykel şehrin ve Brezilya halkının sıcaklığının sembolü haline gelmiştir.Doğal veya büyük bir afet durumunda şehri koruyacağına inanılır.



image014

Çin seddi - Çin.

Çin'in Savaşan Beylikler döneminde (M.Ö.403 M.Ö.221), Çin seddinin temeli 20den fazla ayrı ayrı krallık tarafından atılmıştı. Chu, Qi, Yan, Wei, Han, Zhao, Qin Krallıkları birbirinden korumak için sınırlarında ilk setler inşa ettiler. Qin,Zhao,Yan kralıkları ise XiongNu, DongHu, LinHu, LouFaın saldırılarını durdurmak ve ülkenin kuzey sınırlarını koruma amacıyla da inşa ettiler. Çin'in ilk İmparatoru Qin Shi Huanga, burayı boydan boya aşılmaz bir savunma duvarıyla kapatmaya karar verdi. Bu devasa inşaata girişmekteki amacı konusunda tarihçiler farklı görüşler sürmüşlerdir.genelde Türk akınlarından korunmak için yapıldığı söylenir her ne sebeple olursa olsun uzaydan görülebilen tek insan yapısı olmakla da ünlüdür.

1 fotoğraf
1000 kelimeye bedeldir derler.. ama bunlar DÜNYA'ya
bedel..


Ağlamamak elde değil,onların arasında kimimizin akrabaları var,
kimimizin dostları...Onlar da bu vatanın evlatlarıydılar..

Amerika'lı ünlü tarihçi Prof. J. Macharty : "Ermeni katliamı yoktur; Ermeniler Türkleri katletmiştir" 
Ünlü Türk Romancısı Orhan Pamuk : "1 milyon Ermeniyi katlettik" 
Hangisi gerçek... İşte bir kaç belge. 
Bilinçlenme zamanı...  Özellikle de bu konuda belgesiz ve bilgisizce konuşan art niyetlilere karşı... 

image005

Balta ile Katliam: İzmit'in Kollar köyünden Ermeniler tarafından balta ile katledilen müslümanlardan bir kısmının olaydan sonra çekilen fotoğrafı;

1- Boşnak Mali
2- Abdulmecid oğlu Al
3- Ali oğlu Seyid (14 yaşında)
4- Ömer oğlu Abdulgani
5- Abdulgani oğlu Mecid
6- Abdullah oğlu Hüseyin
7- Bekir oğlu Yusu
8- Osman oğlu İsmail

Kaynak : Ermeni Ayaklanmaları ve İhtilal Hareketleri.

image002

Erzincan'da Ermeniler tarafından ırzına geçilerek öldürülen Pakize adlı bir Türk kadını. 
Kaynak :Massacre Exerted By The Armenian On The Turks During World War I Pictures.

image003

25 Nisan 1918'de, Subatan'da Ermeniler tarafından öldürülen Türk çocuklar, kadınlar ve karınları deşilerek bebekleri çıkarılan anneler. 


Kaynak:Massacre Exerted By The Armenian On The Turks During World War I Pictures.

image004

Erzincan'ın Odabaşı bölgesinde, Ermeniler tarafından oyularak katledilen bir Türk. 
Kaynak :Massacre Exerted By The Armenian On The Turks During World War I Pictures.

image005

Sivas'ta Ermeni çeteleri tarafından yapılan katliamda boğazı kesilerek öldürülen jandarma Mustafa. 
Kaynak : Ermeni Ayaklanmaları ve İhtilal Hareketleri.

image006

Ordudan hava değişikliği için terhis edilen ve 23 Temmuz 1915 de Diyarbakır'ın Lice kazasına bağlı Kum ve Çom köyleri civarında elleri ayakları bağlanarak Ermeni komitecileri tarafından “şehid edilen askerler. 
Kaynak : Ermeni Ayaklanmaları ve İhtilal Hareketleri.

image007

Diyarbakır'ın Şark nahiyesine bağlı Hızır İlyas köyü Mersani deresi (23 Temmuz 1915). Hono ismindeki ermeninin başında bulunduğu çete tarafından hançer ve kurşunla şehit edilen erkek, kadın ve çocuklar.

Kaynak: Ermeni Ayaklanmaları ve İhtilal Hareketleri.

image008

29 Ağustos 1914 tarihinde Ermeni çeteleri tarafından Siverek-Urfa Yüksekyol ve Karacadağ civarında türbe ziyareti sırasında esir edilip canlı hedef yapılarak şehit edilen müslüman Türkler. 


Kaynak : Ermeni Ayaklanmaları ve İhtilal Hareketleri.

image009

Silvan civarında, Beşnik ermeni köyüne Van ve Tolorya'dan gelip, Doryan Dano ve kardeşlerinin başında bulunduğu Ermeni çeteleri tarafından 11 Haziran 1915 tarihinde Şeytankaya mevkiinde şehit edilen milis subayı Hamid Efendi komutasında bulunan erzak kafilesi, jandarması ve subayları.

Kaynak : Ermeni Ayaklanmaları ve İhtilal Hareketleri.

image010

Erzincan Odabaşı bölgesinde, birbirlerine bağlanmış halde öldürülmüş kadın ve çocukların cansız bedenleri. 
Kaynak :Massacre Exerted By The Armenian On The Turks During World War I Pictures.

image011

16 Şubat 1918'de, Erzincan'ın Vagarir köyünde, Ermeniler tarafından şehit edilen ve bir evin arkasında bulunan şehit edilmiş Türkler. 


Kaynak :Massacre Exerted By The Armenian On The Turks During World War I Pictures. 

image012

Hasankale'de, Ermeniler tarafından şehit edilen kadın ve çocuklar. 
Kaynak:Massacre Exerted By The Armenian On The Turks During World War I Pictures.


 

En Büyük Acıyı Türkler Çekti'

 

image013

 

Osmanlı Müslümanlarının göç haritasını çıkaran Amerikalı tarihçi McCarthy, "O dönemde Müslümanlar, özellikle de Türkler en büyük acılara maruz kalan kesimdi" dedi.

Turkish Coalition of America (TCA), tarihçi Prof. Justin McCarthy ile tarih kitaplarında pek yer verilmeyen Osmanlı topraklarındaki 5 milyon Müslümanın acı göç hikâyesini, harita olarak yayımladı.

TCA, Osmanlı İmparatorluğu'nun yıkılış döneminde yaşanan ama Batılı tarihçiler tarafından genellikle sadece Osmanlı'daki Hıristiyanlara odaklanılarak tek taraflı anlatılan göç konusunda madalyonun öteki yüzüne de dikkati çeken bir çalışmayı ortaya koydu.

Louisville Üniversitesi'nde tarih profesörü olan ve Osmanlı İmparatorluğu hakkında ayrıntılı demografik çalışmalarda bulunan Prof. McCarthy tarafından hazırlanan "Osmanlı İmparatorluğu'nda Zorunlu Göç ve Ölümler-Açıklamalı Harita"da, Osmanlı topraklarında, 1770-1923 yıllarında göç eden 5 milyon Müslüman tebanın yaşadığı göç gösteriliyor. Böylece, Osmanlı İmparatorluğu'nun dağılma sürecinin Ermeniler gibi sadece Hıristiyan nüfusu etkilemediğine, milyonlarca insanın acı ve zorluklar yaşadığına vurgu yapılıyor.

Ayrıca, Osmanlı topraklarında göçe zorlananların 5 milyonunun Müslüman, 1.9 milyonunun Hıristiyan olduğuna işaret eden harita, böylece savaş ve iç çatışmaların acılarını, düşünüldüğünün aksine, daha çok Müslümanların yaşadığını gözler önüne seriyor. 

 


ÖLEN MÜSLÜMAN SAYISI HRISTİYANLARIN 4 KATI
Harita, 1864-1922 yıllarında yaşanan savaş ve iç çatışmalar sırasında hayatlarını kaybeden Müslümanların sayısının, Hıristiyanlarınkine oranla 4 katı fazla olduğunu da gösteriyor.

Harita, aynı zamanda, 1864-1922 yılları arasında, Osmanlı İmparatorluğu'nun parçalanması sürecinde ölen 5 milyon Osmanlı Müslüman'a yönelik bir kayıt anlamına da geliyor.

Prof. McCarthy, konuyla ilgili olarak yaptığı açıklamada, Osmanlı topraklarında yaşayan değişik kimliklere mensup tüm grupların acı çektiğini ifade etti. Ancak, Müslümanların, özellikle de Türklerin en büyük acılara maruz kalan kesim olduğuna dikkati çeken McCarthy, "Haritanın, tüm bu insanların felaketlerle dolu kaderlerini göz önüne sereceğini umuyorum" dedi.

TCA Başkanı Lincoln McCurdy de kurum olarak bu yayını desteklemiş olmaktan gurur duyduklarını belirtti. Prof. McCarthy'ye, "tarihin sayfalarında neredeyse hiç yer almayan Müslüman Osmanlı halkları hakkında bıkmadan ve yılmadan yaptığı kapsamlı araştırmaları dolayısıyla" teşekkür eden McCurdy, şunları kaydetti:

"Çok az Türk aile vardır ki büyükannesi veya büyükbabası, Yunanistan, Bulgaristan, Makedonya, Kırım veya Kafkasya'dan gelmiş olmasın. Ya da Anadolu'da yaşanan savaşlardan dolayı yaşadığı iç göçe dair acı bir hikâyesi bulunmasın.

Ancak, modern Türkiye'nin kurucuları, genç Cumhuriyetin, bir varoluş mücadelesinden çıkmış halkını, geçmiş yerine geleceğe bakmaya yönlendirmiş ve eski düşmanlarıyla barış felsefesini benimsemiştir. Ne yazık ki, başka toplumlar, yaşadıkları trajedileri Türklere karşı nesilden nesile aktarılan düşmanlığa dönüştürdü.

Bu harita çalışması, Osmanlı İmparatorluğu'nun dağılışı sürecinde Müslüman halkların kayıplarını göz ardı ya da inkar eden, geçmiş çağların ırkçı ve bağnaz yaklaşımlarının izlerini taşıyan zihniyete bilimsel bir cevaptır."


Kaynak: AA    http://www.haber365.com/Haber/_En_Buyuk_Aciyi_Turkler_Cekti/ alınmıştır


image014

 

Ermenilerin de bulunduğu 350 kişiye seslenen McCharty, 'Soykırım kurgu' dedi, Ermeniler çıldırdı!

İNGİLTERE’nin başkenti Londra’da düzenlenen “Önyargı, Aldatma ve Ermeni Sorunu” konulu konferansa konuşmacı olarak katılan İrlanda asıllı Amerikalı Prof.Justin McCarty, “Ermeniler, kendileriyle aynı fikirde olmayan herkesin ‘Şeytan’ olduğunu düşünüyor. Bu çok aptalca” dedi.

İngiltere’nin saygın eğitim kurumlarından ‘London School of Economics’ (LSE) binasında önceki akşam LSE Çağdaş Türk Araştırmaları Kürsüsü Başkanı İktisat tarihçisi Prof. Şevket Pamuk’un oturum başkanlığını yaptığı “Önyargı, Aldatma ve Ermeni Sorunu” konulu konferansta konuşan McCharty, bilimsel verilere dayanan sinevizyon gösterisiyle desteklediği sunumunda, arşiv araştırmalarından elde ettiği bulguları ortaya koyarak, 1800’lerin sonunda Anadolu coğrafyasında yaşanan olaylara ilişkin Ermeni iddialarını çürüttü. Aralarında çok sayıda Ermeni dinleyicinin de bulunduğu yaklaşık 350 kişiye seslenen McCharty, Ermeni iddialarının temel kurgusundaki mantık hatalarını teker teker ortaya koyarak, çarpıtılan tarihi gerçekleri ve tahrif edilmiş istatistikleri dinleyenlerle paylaştı.

McCharty, “Ermeni iddiaları asparagas haberlerden oluşuyor” dedi. Toplantıda bulunan Ermeni dinleyiciler, McCharty’ye ve Türk katılımcılara hakaret edip tepki gösterdi.

http://www.haber365.com/Haber/Soykirim_Kurgu_Dedi_Ermeniler_Cildirdi/ alınmıştır

 

 

Fransa'nın Cezayir soykırımı

 

Fransa, 1945-1963 yılları arasında 1.5 milyon Cezayirli Müslümanı, sözde barış ve özgürleştirme adına katletti.

Tarih Atlası-22 Aralık 2011-Fransa ve Cezayir Katliamı

SARKOZY BiR YAHUDi iSE ERMENiLERi SEVER TABi

image015


Türkiye gazetesinin önceki gün “Asıl Tehcir Bizeydi” başlığıyla manşetten verdiği haber üzerine Amerika Türk Koalisyonu, Balkan Savaşları sonucunda göçe zorlanan ve öldürülen 1.5 milyonu aşkın Müslüman'ın yaşadığı dramı haritalaştırdı. Merkezi Washington'da bulunan Amerika Türk Koalisyonu (TCA-Turkish Coalition of America), 8 Ekim 1912 tarihinde patlak veren Birinci Balkan Savaşı'nın 100. yıldönüm

ünü andı. Bu savaş ve onu takip eden savaşlar ve süreçler neticesinde, bütün Balkan halkları derin acılar yaşadı. Ancak, bölgenin Osmanlı Müslümanları tarafınca yaşanan trajediler, ne yazık ki günümüzde halen yeterince bilinmiyor. TCA, Balkan Savaşlarının bu coğrafyadaki acı izlerine, yaşanan can kayıplarına ve zorla göçün vardığı boyuta ışık tutan açıklamalı bir harita çalışmasını destekleyerek, bu mağdur insanları anmayı hedefledi. 

Harita, aynı zamanda, savaş sonrası sağ kalan ve bir zamanlar Balkanlar'daki yurtlarında çoğunluğu oluşturan Osmanlı Müslümanlarının, Doğu Trakya ve Batı Anadolu'ya yerleşmelerini kayıt altına aldı. Bugün milyonlarca Türk'ün ataları, Türkiye'ye sığınan bu kişiler. ABD'nin Kentucky eyaletinin Lousville Üniversitesi'nde tarih profesörü olan Justin McCarthy tarafından hazırlanan bu harita, Balkan Savaşlarının Osmanlı Müslüman toplumunun üzerindeki yıkıcı etkilerini anlamak isteyenler için görsel bir araç olarak hazırlandı. 

 



MÜSLÜMANLAR ÇOK ACI ÇEKTİ 

Profesör McCarthy verdiği demeçte, “Balkan Savaşları esnasında pek çok toplum acı çekmiştir, ancak en çok acıyı çeken halk, Müslüman toplumuydu- bilhassa da Türkler idi. Osmanlı Avrupası'ndan koparılan topraklardaki Müslümanların yüzde 27'si bu savaşlar neticesinde hayatlarını kaybettiler ki, bu modern Avrupa tarihinin şahit olduğu en yüksek ölüm oranını teşkil etmektedir” dedi. TCA Başkanı, G. Lincoln McCurdy ise, “Bu yayın, Osmanlı İmparatorluğu'nun parçalanma sürecinde yaşanan Osmanlı Müslüman kayıplarını göz ardı eden tek taraflı tarihsel anlatımlardan uzaklaşmayı amaç edinmiş, son derece yapıcı bilimsel bir çalışmadır” dedi. 

TARİHİN EN BÜYÜK SOYKIRIMINI GÖSTEREN BELGE 

Amerikalı tarihçi Prof. Justin  Mc Carthy'nin belgelerle hazırladığı harita, esas tehcirin Avrupa kitaplarında yer almayan, tarihin en büyük soykırımlarından birisi olduğunu ve Müslümanlara yapıldığını gösteriyor. Harita, 1912-1913 Balkan Savaşı sırasında 1.5 milyon Müslüman’ın yaşadığı dramı gözler önüne seriyor.

Dünyayı bekleyen 10 büyük tehlike!

2077'ye kadar dünyanın karşı karşıya kalacağı tehlikeler araştırıldı...

İngiliz The Guardian gazetesi, gelecek 70 yıl içerisinde dünyanın ve insanoğlunun varlığını tehdit edebilecek 10 büyük tehlikeyi araştırdı.

EVRİM SAATİNİN SONU

Bilim adamları, doğadaki canlıların evrim saatini belirleyen telomer adlı DNA zincirlerinin kısalmasıyla, kanser, alzheimer gibi yaşlılığa bağlı hastalıkların da oluşma riskinin artığını kaydediyor.
Olasılığı: Düşük
Gerçekleşirse insanlığın ne kadarı yok olur?: % 80.

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ

Atmosferde biriken zararlı gazların yarattığı sera etkisiyle bu yüzyılın sonuna kadar dünya sıcaklığında yaklaşık 2 derecelik artış bekleniyor.Bu ısı artışı, gıda stokları üzerinde onarılamaz hasar yaratacak.
Olasılığı: Yüksek
Gerçekleşirse insanlığın ne kadarı yok olur?: % 60.

KARA DELİKLER

Bilim adamları, dünyanın bir kara delik tarafından yutulması olasılığını da göz ardı etmiyor.
Olasılığı: Çok düşük
Gerçekleşirse insanlığın ne kadarı yok olur?: % 100.

KOZMİK PATLAMA

Samanyolundaki bir gezegenin patlamasıyla ortaya çıkacak gama ışınları, dünyada yeni bir buzul çağı başlatabilir.
Olasılığı: Düşük
Gerçekleşirse insanlığın ne kadarı yok olur?: % 40.



METEOR ÇARPMASI

Çapı 1.5 kilometre büyüklüğünde bir meteor, birkaç milyon yılda bir dünyaya çarpıyor. Çarpışmanın küresel sonucuysa yeni bir buzul çağı.
Olasılığı: Orta
Gerçekleşirse insanlığın ne kadarı yok olur?: % 50.

NÜKLEER SAVAŞ

Uluslararası strateji uzmanlar, Soğuk Savaş'ın bitimiyle azalan nükleer savaş olasılığının bugün İsrail, Hindistan, Pakistan ve Kuzey Kore gibi nükleer silaha sahip ülkeler nedeniyle halen sürdüğünü belirtiyor.
Olasılığı: Düşük
Gerçekleşirse insanlığın ne kadarı yok olur?: % 80.

AKILLI ROBOTLARIN HÂKİMİYETİ

Gelişen teknolojiyle 2050'ye kadar robotların insanlar gibi düşünmeye başlayacağı tahmin ediliyor. Bunun sonucunda yaratıcıları üzerinde hâkimiyet kurma olasılıkları göz ardı edilmiyor.
Olasılığı: Yüksek
Gerçekleşirse insanlığın ne kadarı yok olur?: % 80.



SALGIN HASTALIKLAR

Son yüzyılda AIDS, SARS gibi salgın hastalıklarla mücadele eden insanoğlunun, daha kötü salgınlara maruz kalabileceği belirtiliyor. En yakın olasılık, Asya'yı vuran kuş gribi virüsünün tüm dünyaya yayılması.
Olasılığı: Çok yüksek
Gerçekleşirse insanlığın ne kadarı yok olur: % 30.

SÜPER VOLKAN PATLAMASI

Süper volkanlar, 50 bin yılda bir faaliyete geçiyor. Yarattıkları yıkımsa, meteor çarpmasının yaklaşık 12 katı.
Olasılığı: Çok yüksek
Gerçekleşirse insanlığın ne kadarı yok olur?: % 70.

TERÖRİZM

Uzmanlara göre, terörist grupların, biyolojik ve kimyasal kitle imha silahlarıyla saldırı düzenleme olasılığı her geçen gün artıyor.
Olasılığı: Çok yüksek
Gerçekleşirse insanlığın ne kadarı yok olur?: % 20.

http://www.haber3.com/haber.php?haber_id=278653 alınmışır


Binlerce insanın göremediğini gördü

İspanya'nın Sevilla kentinde yapılan boğa güreşlerinde yaşanan insanlık ayıbını bir at ortaya çıkardı.

image001
İspanya'nın Seville kentinde her yıl nisan ayında yapılan boğa güreşi festivali yine kanlı bir güne sahne oldu.

image003

Matador Diego Ventura atının üzerine gururla oturdu ve 'şova' başladı.

image003

Matador Diego Ventura atının üzerine gururla oturdu ve 'şova' başladı.

image004

Matador Diego Ventura atının üzerine gururla oturdu ve 'şova' başladı.

image005

Tribünlerden gelen mükafatını alan kahraman sevinç çığlıkları atarken yaralı boğa hemen yanı başında can çekişiyordu.

image006

O sırada boğaya yaklaşan matadorun atı insanlık dersi verdi. Binlerce insanın göstermediği merhameti gösterdi ve boğanın yaralarını kendince iyileştirmeye çalıştı.

image007

internethaber.com dan alınmıştır

Paranız cebinizde kalsın istiyorsanız...

Eğer cebinizdeki para size kalsın istiyorsanız işte size 75 özel yöntem...

Otomobil alırken cebimizden fazladan 4 bin YTL çıkıyor. Yanlış lamba kullanırsanız, yılda bir lamba için 15 YTL fazladan elektrik faturası ödüyorsunuz. Sifonu gereksiz yere çekmenin bedeli yılda 6 YTL. Paranızı 

Devamını oku: ...

,,

 

Yönetici görevlendirme takvimi

Meb yönetici görevlendirme takvimini ertelememelidir

2017 yılında yönetici görevlendirmeleri okulların açılmasına kadar sarkmıştı. Bu durum hem yeni göreve gelen yöneticilerin oryantasyonunu geciktirmiş hem de yönetici görevlendirmeden kaynaklı binlerce kadronun il içi ve il dışı yer değiştirmelerde kullanılamamasına yol açmıştı. Devamı

Performans taslağı ve eğitimin geleceği

egitim bir sen

Performans taslağı ve eğitimin geleceği
Latif SELVİ

Eğitim, toplumun üstün meziyetlerle donanmış çağ nüfusu ile bilgi ve beceri seviyesinde yarışabilecek bir katkıyı sunabilmektedir. Bu çerçevede emsalleri ile uluslararası mukayeseler yapılarak bireyin eğitimde hedeflenen erişime ulaşması esastır. Hatta bu evrensel bir haktır. Devamı

,,,

 

Lütfen Paylaşalım

 

web servis

site ekle site ekle