foto1
İdareci öğretmen ve öğrenciler için belge dokuman evrak
foto1
MEB tüm mevzuat genelge kanun tüzük yönetmelik
foto1
Güçlü bir hafıza ve zekamızı geliştirmek için neler yapmalıyız
foto1
Okulda sınıfta oynanabilecek çocuk oyunları Çevre doğa haberleri
foto1
Tebliğler dergisi MEB Tüm Mevzuat son çıkan yönetmelikler
Güçlü hafıza neyle bağlantılı? Zaman yönetimi MEB Yangın yönergesi Uyku başarı nedeni fiziksel cezanın etkisi Son çıkan yönetmelikler MEB Tüm mevzuat Olaylar ve insanlar Sağlıklı yaşam için Trafik işaret ve levhaları Tebliğler Dergisi Mevzuat bilgi sistemi Büyük Türk Tarihi Verimli Ders çalışma Özgüven ve farkındalık Eğitimde motivasyon Eğitimde farkındalık.Read More...

Okul Yolu

İdareci Öğretmen ve öğrenciler için bir Eğitim Sitesi

Tasfiye Amaçlanıyor!

egitim sen

2018’de Eğitimde Neler Oldu?

Türkiye’de siyasal iktidarın en fazla müdahale ettiği alan olan eğitimde yaşanan temel sorunlarına yönelik çözümsüzlük politikalarının sürdürüldüğü 2018 yılını geride bırakıyoruz.

2018’de eğitim ve yükseköğretim alanında yaşanan ağır sorunlar ve saldırılar, başta öğrencilerimiz, eğitim ve bilim emekçileri ile veliler olmak üzere, toplumun geniş kesimlerini her zamankinden daha çok etkiledi. Devamı

 

,

 

Minnetle anıyoruz

turk egitim sen

Ölümsüz lider Atatürk’ü minnet, saygı ve rahmetle anıyoruz.

Talip GEYLAN     Tüm Yazıları İçin Tıklayınız

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurucusu, Türk milletinin yol başçısı, ilke ve inkılapları ile Türk tarihini değiştiren, Türk milletini uygarlığa uzanan yolda güçlü bir ülke konumuna getiren Ulu Önder  Atatürk’ü ebediyete intikal edişinin 80. yılında minnet, rahmet ve özlemle anıyoruz.

Atatürk tüm dünyanın örnek aldığı, gıpta ile baktığı eşsiz bir komutan ve liderdir. Atamız; Türk milletinin hiçbir gücün iradesi altında olmadan, bağımsız ve hür bir şekilde ilelebet yaşaması, topraklarımızın bütünlüğü, bayrağımızın her daim dalgalanması ve modern bir devlet inşa etmek için son nefesine kadar mücadele etmiştir. Devamı için

 

 

Makale Dizini

İletişim Unsurları

İletişim her şeyden önce insan insana bir sosyal ilişki olduğu için, en az iki kişi arasında, duygu ve düşünce alışverişi sağlamaktır. O halde, iletişimde karşılıklı duygu ve düşünce alışverişini sağlayan yani mesaj alıp veren insanlar vardır. 

İletişimin ana unsurları da insanın bizzat kendisiyle mesaj alıp verdiği başka fertlerdir. Kişinin bizzat kendisini ve diğer insanları tanıyabilmesi, sağlıklı bir iletişim kurabilmesi açısından çok gereklidir.

A-Kendini tanıma

Bir insan için en güç olan şey kendisini tanımasıdır. İnsana kendi yanlışlarını ve kusurlarını bilmesi kadar hiçbir şey yardımcı olamaz. Doğrularımızı yanlışlarımızı kusurlarımızı öğrenebildiğimiz gibi duygularımızın da farkına varmayı öğrenebiliriz. İçimizdeki gerçek duygularımızı (heyecanlarımızı sevinçlerimizi üzüntülerimizi..) ortaya koyan ,bedenimizin dilidir. Bedenimizin dilini yani söylediklerini anlamaya başlayınca hayatımızla ilgili daha isabetli ve yerinde kararalar alabilecek duruma geliriz.

Kişinin kendini tanıması, bedeni ile duygu ve düşünceleri arasındaki ilişkiyi kavraması ve dış dünyadaki olayların farkında olması anlamandadır. Kendini tanıyan kişi, dış dünyada ki olayların ve iç dünyasındaki yaşantıların çoğu kez farkındadır. Böyle insanlar, çevresindeki kişilerin ve olayların kendisini nasıl etkilediğini de bilir. Kendini yeteri kadar tanımaya kişiyse dış dünyadaki kişilerin ve olayların kendisini anasıl etkilediğini bilemez. Çünkü kendi iç dünyasında duyguları ve olayları, olup bitenleri tam olarak algılayamaz İnsanların kendi duygularını tanımakta zorluk çektiği de bir gerçektir.

Ünlü halk şairi ve mutasavvıf Yunus Emre, İnsanın kendisiyle birlikte Psiko sosyal gerçeğini şu mısralarla dile getirmektedir.

İlim ilim bilmektir

İlim kendin bilmektir

Sen kendini bilmezsen

Bu nice okumaktır.

Burada ilk mısradaki ilim kelimesi, tabiat ve sosyal hayat nizamının kanunları diyebileceğimiz bir takım sırların çözülmesine hizmet eden ilimleri ifade etmektedir. Tabiat kanunlarını ve sosyal nizamın sırlarını çözmeye çalışan insan bu sırrın içinde başka bir sırrın gizli olduğunu fark eder. Tabiatın dış sırlarını çözebilme gücü insan da mevcuttur. O halde insan kendi iç varlığını öğrenip kendini bildiği takdirde bütün kâinatı da onu yaratan Allah'ı da bilebilir. İşte Yunus'un “İlim kendin bilmektir” demesinin sebebi budur. Yunus' a göre tasavvuf kendini bilme ilmidir. Fakat kendini layığı ile bilmek için evvela tabii ve sosyal ilimleri bilmek gereklidir.

İnsanın; tabiatı, toplumu ve bizzat kendini tanımadıkça Allah'ı da tanıyamayacağını belirten İslami mesajlar da vardır.

İnsanın kendini tanımasının önemini Hacı Bayram-ı Veli aşağıdaki dörtlüğünde şöyle anlatıyor.

“Bayram Özüni bildi

Bileni anda buldı

Bulan ol kendü oldı

Sen Seni bil sen seni”

Bu dörtlükte “Sen Seni bil sen seni” mısraı insanın ilk olarak idrak etmesi lazım gelen şeyin “kendini tanıması” olduğunun ifadesidir.

15. Yüzyılın Bektaşi şairlerinden Kaygusuz Abdal Tasavvuf anlayışı içerisinde aşağıdaki dörtlüklerde “insan nedir” sorusunun cevabını veriyor.

“Bu alem dedikleri

El yakla baş değil

Adem manaya derler

Süret ile kaş değil

Gerçi et ü deridir

Cümlenin serveridir

Hakk'ın kudret sırrıdır

Gayre bakmak hoş değil”

Kaygusuz Abdal, yukarıdaki dörtlüklerde, insan görünüşüyle et, kemik, baş ve gözden oluşan bir varlık ise de gerçek insanın, kendine Allah’ın bütün sırlarını toplayan bir varlık olduğunu belirtmektedir. O halde insanın öz cevherinde Allah'ın sırları gizlidir. İnsanın kendi öz varlığını tanımasıyla, Allah'ı da daha çok tanıyabilmesi mümkün olacaktır.

Çoğu insan kendini yarım yamalak tanır. Pek çok insan da hayat boyu kendisini pek az tanıyabilir. Oysa insan parçalanamaz bir bütündür. Kendimizi tam manasıyla tanımadan bir bütün olarak idrak edemezsiniz.

Kişinin hayatı, ancak kendini yeteri kadar tanımakla zenginleşir. Kendilerini tanımak için çaba harcamayan insanlar, bütünüyle hür değillerdir. Kendi hayatları hakkında bir tercihte bulunamazlar. Yalnızca yaşarlar. Hayatta başka alternatiflerin her zaman olduğunu bilemezler.

İnsanın kendini tanıyabilmesi için, her konuda olduğu gibi önce buna istek duyması, sonra da yoğun bir çaba göstermesi gerekmektedir. Çünkü hiçbir şey istek duyup sonra da o iş için gayret göstermeden gerçekleşemez.

Kendinizi tanımak konusunda en belirgin kaynak sizi yakından tanıyan insanlardır. Bu insanlar, sizde alışkanlık halini almış davranışları sizden daha iyi görürler. Çevrenizdeki insanlardan kendinizle ilgili pek çok bilgi toplayabilirsiniz. Kendinizi tanımanın yollarından biri de kendi kendinize sorular sorarak kendi bedeniniz ve duygularınızla ilgili bilgi edinmektir. Ayrıca sinema, televizyon, tiyatro roman eğitici ve bilgi verici kitaplardan da kendimizi tanımak konusunda bilgi edinip yararlanabiliriz.

Kendini tanımak, kendinizi öteki arkadaşlarınızla, öğretmenlerinizle, çevrenizdeki öteki insanlar la karşılaştırmanız sonucunda oluşur. Kendinizi böyle incelediğiniz ve kendinizi aynada yüzünüzü gördüğünüz gibi gördüğünüz zaman gerçekleşmiş olur. Eğer bir aynaya bakarmışçasına bir aynanın yansızlığıyla kendinizi başkalarıyla karşılaştırabilir iseniz kendinizi tanımada hiç bir sınır olmadan

İlerleyebilirsiniz. Bir kere kendinizi tanımaya başladıktan sonra büyük bir ihtimalle daha da çok tanımak isteyeceksiniz. Kendinizi tanıma yolu giderek derinleşecektir.

Konusu inan olan bütün ilimlerin araştırması günümüzde bile yetersizdir ve kendi hakkımızdaki bilgimiz pek azıdır. Canlı varlıklar ilmi, cansız varlıklar ilminden daha yavaş ilerlemiş, bunun sonucu olarak da insanın kendisi hakkın da bilgisi yetersiz kalmıştır. İnsan bilgisinin, fizik, astronomi kimya ve mekanik bilgilerin muhteşem yükselişi karşısında yavaş ilerlemesi insanlık tarihinde konusu insan olan ilimlere (Biyoloji, psikoloji, sosyoloji, pedagoji, hekimlik gibi) gerektiği kadar önem verilmemiş olmasındandır.

Kendimizi tanımak için gereken şey, çeşitli kaynaklardan kendi hakkımızda bilgi edinmek ve dikkatimiz kendi iç dünyamıza ve dış dünyamıza yoğunlaştırmak olmalıdır. Kendini tanıma bilgi ve tecrübelerle gelişecek bir yetenektir.

İnsan bütün ömrü boyunca, kendini tanımaya, kendisiyle ilgili yeni keşifler yapmaya ve kendisini olumlu yönde değiştirmeye çaba göstererek tekâmül etmeye çalışmalıdır.

,,

 

Sözleşmeli öğretmenlik

turk egitim sen

Mersin 1 no’lu şube, veliler tarafından darp edilen öğretmenler için basın açıklaması yaptı.

Mersin Akdeniz Güney Ortaokulu'nda veliler tarafından darp edilen öğretmenlerimize sahip çıkmak ve son zamanlarda eğitim çalışanlarına karşı gerçekleştirilen şiddet olaylarına dikkat çekmek ve kınamak için Türk Eğitim Sen yöneticileri, Türkiye Kamu Sen in diğer iş kollarındaki yöneticileri  ve üyeleriyle beraber basın açıklaması yaptı.  Devamı

Eğitim kovayı doldurmak değil

egitim bir sen

Soru çözen öğrenciden sorun çözen insana

17. yüzyılda Çin’de değişik bir tarzda çocuk alım satımı yapan insanlardan söz edilir. Canlı bir insanı porselen kaplarda şekillendirerek büyütmek, farklı şekiller verilen bu çocukların panayırlarda tezgâha çıkarılmasıyla yürütülen bir ticaret. Bu üretim ve pazarlama o dönemin kriterlerine göre özel bir sanat ve endüstriyel ilerleme! Devamı

,,,

 

Lütfen Paylaşalım

 

web servis

site ekle site ekle

Eğitim öğretim yılı

egitim is

Öğretmenlik meslek kanunu saray ve yandaş aklıyla çıkarılamaz

AKP döneminde en itibarsızlaştırılan mesleklerden olan öğretmenliğe dair hükümetin bir meslek kanunu hazırlığı içinde olması büyük önem arz etse de, bu hazırlıkların yürütülüş biçimi, önceden bir yerlerde hazırlanmış taslaklarla hareket edilmesi, eğitimin tüm paydaşlarından doğru biçimde görüş alınmaması, eğitimciler için hayati önem taşıyacak olan bu kanuna dair şimdiden düşündürücü olmuştur. Devamı

Kotanlı: üniversitelerde torpil ve ayrımcılığa son verilsin

 

Üniversitelerde çalışan idari personelin torpil ve sendikal kayırmacılıktan müthiş derecede rahatsız olduğunu; üniversitelerde görev yapan eğitim ordusunun gizli kahramanları olan idari personelin; başta ekonomik ve özlük olmak üzere, mesleki ve demokratik sorunlarının iyice arttığını söyledi.”Daha öncede yaptığımız açıklamada dile getirdiğimiz gibi üniversitelerimizin rektör ve dekanlarına çağrıda bulunuyorum, üniversitelerde çalışan idari personelin taleplerine kulaklarınızı tıkamayın sendikal ayrımcılık yapmayın. Devamı için