foto1
İdareci öğretmen ve öğrenciler için belge dokuman evrak
foto1
MEB tüm mevzuat genelge kanun tüzük yönetmelik
foto1
Güçlü bir hafıza ve zekamızı geliştirmek için neler yapmalıyız
foto1
Okulda sınıfta oynanabilecek çocuk oyunları Çevre doğa haberleri
foto1
Tebliğler dergisi MEB Tüm Mevzuat son çıkan yönetmelikler
Güçlü hafıza neyle bağlantılı? Zaman yönetimi MEB Yangın yönergesi Uyku başarı nedeni fiziksel cezanın etkisi Son çıkan yönetmelikler MEB Tüm mevzuat Olaylar ve insanlar Sağlıklı yaşam için Trafik işaret ve levhaları Tebliğler Dergisi Mevzuat bilgi sistemi Büyük Türk Tarihi Verimli Ders çalışma Özgüven ve farkındalık Eğitimde motivasyon Eğitimde farkındalık.Read More...

Okul Yolu

İdareci Öğretmen ve öğrenciler için bir Eğitim Sitesi

Yeni Bir Tasfiye Amaçlanıyor!

egitim sen

Üniversitelere Getirilen Norm Kadro Uygulamasıyla Yeni Bir Tasfiye Amaçlanıyor!

Bugün resmi gazetede yayınlanan, 12 Eylül 2018 tarihli Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile üniversitelere ağır bir darbe indirildi.

Söz konusu kararnamenin 12 Eylül’e denk gelmesinin sembolik anlamı bir yana, norm kadro uygulamasının içerdiği tasfiye mantığı 12 Eylül ruhunun diriliğini göstermektedir.

Kararname ile öğretim elemanı kadrolarına YÖK tarafından 60 gün içerisinde çıkarılacak norm kadro yönetmeliğince atama yapılacağı ve yönetmelik yayınlanana kadar yükseköğretim kurumlarının atama yetkisini kullanabileceği düzenlenmiştir. Devamı için

 

,

 

Minnet, saygı ve rahmetle anıyoruz

turk egitim sen

Ölümsüz lider Atatürk’ü minnet, saygı ve rahmetle anıyoruz.

Talip GEYLAN     Tüm Yazıları İçin Tıklayınız

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurucusu, Türk milletinin yol başçısı, ilke ve inkılapları ile Türk tarihini değiştiren, Türk milletini uygarlığa uzanan yolda güçlü bir ülke konumuna getiren Ulu Önder  Atatürk’ü ebediyete intikal edişinin 80. yılında minnet, rahmet ve özlemle anıyoruz.

Atatürk tüm dünyanın örnek aldığı, gıpta ile baktığı eşsiz bir komutan ve liderdir. Atamız; Türk milletinin hiçbir gücün iradesi altında olmadan, bağımsız ve hür bir şekilde ilelebet yaşaması, topraklarımızın bütünlüğü, bayrağımızın her daim dalgalanması ve modern bir devlet inşa etmek için son nefesine kadar mücadele etmiştir. Devamı için

 

 

Makale Dizini

Musevi olduğunu söyleyen Abraham Efendi Cem Evi'nde ne yapıyor?

Ertuğrul Özkök geçen hafta, İsraillilerin Türkiye’de sanıldığı kadar “faal” olmadığını, abartıldığını yazmıştı. Peki Fransız, Bulgar ve İsrail vatandaşı Musevi Abraham Pinchas Bektaşi Dergahında ne arıyor? Güneydoğu’dan doğru Şahkulu Sultan Bektaşi Dergahı’na gelen tuhaf giyimli Yahudi kendini “Bilim adamı” diye tanıtıp bölücü sorular sorup ne yapmak istiyor? Sayın Özkök bu konuya da bir açıklık getirseniz büyük “hizmet” olur vallahi…

image002

İsrail’in Kuzey Irak’taki faaliyetleri sık sık gündeme gelirken İstanbul Göztepe’deki Şahkulu Sultan Bektaşi Dergâhında ilginç bir olay yaşandı. Geçen ay 3 ayrı ülkenin pasaportunu taşıyan Musevi asıllı Fransız Abraham Pinchas “ben Bektaşi’yim” iddiasıyla dergâhta bulunan vatandaşlar arasında saatler geçirdi, bölücü sorular sordu. Dergâhta çok sayıda doküman toplayıp fotoğrafta çeken garip yabancı, Bektaşiler gibi ana kapıyı ve Şahkulu Sultan’ın mezarını öptü, ağaçlara taş sokup Şahkulu’ndan iman diledi!

image003

3 Pasaportlu Musevi
İstanbul Kadıköy’deki Şahkulu Sultan Dergahı’na gelen, geleneksel Bektaşi Giysileri giymiş, yabancı herkesin dikkatini çekti. 1945 Bulgaristan Sofya doğumlu Abraham Pinchas’ın tam 3 pasaportu var; Bulgar, Fransız ve İsrail. Bir tek İsrail pasaportundaki ismi farklı; Abraham Sason Pinchas. Pinchas Paris’te bir üniversite de “sanat tarihi profesörü” olduğunu söylüyor.” Ben tam bir Bektaşi’yim, onlar gibi giyinip onların felsefesiyle yaşamaktan çok mutluyum. Orta Asya’dan buraya Bektaşi Felsefesini araştırıyorum. Türk tarihi de tam bir derya çok çekici buluyorum. Hele Şamanizm çok hümanist bir felsefe. Aleviler arasında Şamanizm’in izini sürüyorum” dedi. Kafasında Bektaşi takkesine benzer bir külah, upuzun bir sakal, belinde kuşak, bacağında şalvar, üzerinde tuhaf taşlardan oluşan takılar, ayaklarında çarık benzeri ayakkabıyla dergahta dolaşıp sorular sordu.

PARİS’Lİ ABRAHAM BEKTAŞ EFENDİ!!!


Şahkulu’nun mezarını, ana kapıyı, cem evinin kapısını öpüyor. Çelişki ve kuşku da işte tam burada; bir Avrupalı bilinen modern kıyafetiyle gelir oturur, konuşur çeker gider. Üstelik İnternette Pinchas’ın Bektaşi olduğuna dair bir iz de bulamadım. Her Pazar dergâha gelip kurban kestikten sonra lokma dağıtan, ardından dergâhtaki yatırları ziyaret eden Bektaşileri aynen taklit ediyor, onların ilgisini çekmeye arkadaşlık tesis etmeye çalışıyordu. Bu arada Bektaşi Vatandaşlara tuhaf sorular sormayı da ihmal etmedi: “ Türkiye’de size baskı işkence yapılıyormuş, ibadetiniz engelleniyormuş doğru mu?” şeklinde sorular dergâhtaki vatandaşları oldukça tedirgin etti. Yıllardır dergâha gelip giden Bektaşiler 30 yıldır böyle tuhaf giyimli hele de Musevi kökenli olan ziyaretçi hiç görmedik dediler.

image004

Bektaşi Vatandaşlar Ne Diyor?

Dergah yöneticilerinden Hüseyin Taştekin “ Bize acayip sorular sordu: “size ayrımcılık yapılıyormuş dışarıda gazetelerde okuyor televizyonlarda izliyoruz siz de böyle şeylere muhatap oldunuz mu, hiç işkence gördünüz mü?” diye sordu. İnanç itibariyle kapılarının herkese açık olduğunu belirten Taştekin “biz inancımızdan mutluyuz memnunuz bizi kimse yolumuzdan çeviremez kimse boşuna uğraşmasın” dedi.

Alevi Cemaatinin ünlü liderlerinden yazar Cemal Şener de: “ Bizi Türk Milleti’nin “en zayıf halkası” olarak görme istidadında olan, maksatlı kişilerin olduğunu biliyoruz. Dergâhımızın kapısı kim olursa olsun herkese açıktır. Geçmişte daha çok Hristiyan Misyonerlerin sondajlarına tanık olduk. İlk kez bir Musevi kökenli şahsın ziyaretine tanık oluyoruz. Bir Musevi’nin Bektaşi olması, balığın kavağa çıkması kadar gariptir ve örneği yoktur. Olacak şey değildir bunu maksatlı olarak değerlendiriyorum. Zaten vatandaşlarımızdan gerekli cevabı da almış. Bu çabalar boşunadır, biz inancımızdan da yaşantımızdan da memnunuz. Aleviler bilinçlidir bu tür oyunlara gelmez” dedi.


Pinchas’ın farklı pasaportlarla defalarca Türkiye’ye girip çıktığı öğrenildi.

Tuhaf davranışlarıyla dikkat çeken bazı vatandaşlara daha önce Türkiye’de yaşadığını da söylemiş. Pinchas’ın birkaç kez Urfa Harran civarında seyahat ettiği, İsrail Pasaportundaki “Sason” adının Siirt’in Sason ilçesinden geldiği, atalarının Mezopotamyalı olduğunu söylediği de iddia edildi.

image005

Ben Bu Filmi Daha Önce De Gördüm.

Geçen yazımda da söz etmiştim; ATV için “Mesih İnanlıları” adlı 60 dakikalık program yapmıştım. O programın çekimi sırasında Karaca Ahmet Cem evine gitmiştim. Bu sefer Bektaşilik hocası olduğunu iddia eden bir Amerikalı vardı. İşi abartıp “Bektaşi’ye Bektaşilik dersi “ verdiğini söylüyordu. Daha sonra araştırdığımda bu şahsın da Protestan misyoner örgütünden olduğunu ortaya çıkarmıştım.
Ama bu seferki Musevi, bir Musevi kolay kolay din değiştirmez üstelik 3 pasaportuyla Bektaşi kılığında dergâha gelip kışkırtıcı sorular soran birinden kuşkulanmamak için “aşırı saf” olmak gerek.
Şimdi soruyorum: Ben bir Musevi düşmanı değilim, çok sayıda Musevi tanıdığım, dostum da var. Ama bu adam bu dergâhta ne yapıyordu, niye Bektaşi kılığında niye kışkırtıcı sorular soruyor? Evet, Sayın Ertuğrul Özkök buna ne diyeceksiniz?

,,

 

Sözleşmeli öğretmenlik

turk egitim sen

Ek zam için cumhurbaşkanlığına gönderilecek mektup

İl temsilcilerimiz ve Şube Başkanlarımız için "Ek Zam Mektup Eylemi" nde kullanılacak metnin örneği aşağıdadır. Devamı için

Eğitim kovayı doldurmak değil

egitim bir sen

Eğitim kovayı doldurmak değil, ateşi tutuşturmaktır"

‘Eğitimin geleceği’ ve ‘Gelecekteki eğitim’e dair cümle kurmadan önce bizi nasıl bir geleceğin beklediğiyle ilgili mülahazalara odaklanmak iyi bir nirengi noktası olabilir. Zira günümüzde geleceğe dair tasavvurların odağında dijital devrim ve bu devrimin ürettiği/üreteceği fırsat ve felaketin yan yana durduğunu söylemek abartılı olmayacaktır. İnsanın, bu gelecek tablosu içerisinde nasıl konumlanacağına ilişkin analizlere kulak vermek “yarının ötesini” tahayyül edebilmek için önemlidir.  Devamı için

,,,

 

Lütfen Paylaşalım

 

web servis

site ekle site ekle

Eğitim öğretim yılı

egitim is

Meb bir hatim sayacı; öğretmenler günü ise uhrevi faaliyetler günü değildir!

Öğretmenlerin haklarının gasp edilmesi, mesleklerinin saygınlığının bizzat iktidar tarafından azaltılması, birçok meslek sahibinin atanamaması gibi sayısız sıkıntılar nedeniyle buruk karşılanan 24 Kasım Öğretmenler Günü, bu yıl MEB'in ilginç bir uygulamasıyla daha garip hale gelmiştir. Devamı için

 

Kotanlı: üniversitelerde torpil ve ayrımcılığa son verilsin

 

Üniversitelerde çalışan idari personelin torpil ve sendikal kayırmacılıktan müthiş derecede rahatsız olduğunu; üniversitelerde görev yapan eğitim ordusunun gizli kahramanları olan idari personelin; başta ekonomik ve özlük olmak üzere, mesleki ve demokratik sorunlarının iyice arttığını söyledi.”Daha öncede yaptığımız açıklamada dile getirdiğimiz gibi üniversitelerimizin rektör ve dekanlarına çağrıda bulunuyorum, üniversitelerde çalışan idari personelin taleplerine kulaklarınızı tıkamayın sendikal ayrımcılık yapmayın. Devamı için