foto1 foto2 foto3 foto4 foto5


Okul Yolu
Bir Eğitim Sitesi

Okul Yolu

İdareci Öğretmen ve Öğrencilere yönelik bir eğitim sitesi

Tasfiye Amaçlanıyor!

egitim sen

Eğitim Emekçilerine Yönelik Her Türlü Yasa Dışı Müdahalenin Karşısındayız

Bugün, yargıyı kuşatan siyasi iktidar tarafından hukuk devleti ve hukukun üstünlüğü kavramları alabildiğine zedelenmektedir. AKP iktidarının toplumu kutuplaştırıcı, öfke empoze eden politikaları ve eğitimcileri itibarsızlaştırma hamleleri, maalesef her geçen gün meyvesini vermektedir. Devamı

,

 

Makale Dizini

 

SORU 3: Bu yeni düzenleme nasıl çalışacak?

CEVAP 3: Yeni yapı şu an için sadece ilkokula başlayacak olan öğrenciler ile 8. sınıfı bitirecek öğrencileri doğrudan ilgilendirmektedir. Ara sınıflar, örneğin

3. sınıfta okuyan bir öğrenci için yeni bir durum şu an için söz konusu değildir. Onlar, ortaokula geçeceği zaman, yani 4. sınıfı bitirecekleri zaman yeni sistemle ve onun sunduğu avantajlarla tanışacaklardır. Sistemin nasıl çalışacağına gelecek olursak: 2012 – 2013 öğretim yılında 30 Eylül 2012 tarihi itibarıyla 5 yaşını tamamlayacak olan çocuklar ilkokul 1. sınıf öğrencisi olarak kayıt yaptıracaklardır. Şu anda ilköğretim 5,6 ve 7. sınıflarda okuyan çocuklarımız ise yine aynı ilköğretim okullarında okumaya devam edeceklerdir. 4. sınıfta okuyan öğrenciler ise artık ilköğretim 5. sınıf değil, ortaokul öğrencisi olacaklar, ancak sınıf numaralarında kesinti ve yeniden başlama söz konusu olmayacağından 5. sınıf öğrencisi olmaya devam edeceklerdir.

İlköğretim 8. sınıfta okuyan öğrenciler ise eğitim sisteminden ayrılamayacaklar ve zorunlu eğitimlerine devam edeceklerdir. Bu öğrenciler 2012 – 2013 öğretim yılında lise 1 (9. sınıf) öğrencisi olarak öğrenimlerine devam etmek zorundadırlar.

12 yıllık zorunlu eğitime başlama yaşı Eylül sonu itibarıyla 5 yaşını tamamlayanlar için başlayacağından, doğal olarak gerek okul öncesi gerekse ilkokul 1. sınıf programı yeni düzenlemelere uygun hale getirilmek üzere gözden geçirilmektedir.

12

Ayrıca, bilindiği gibi bu değişiklikler yapılmadan önce de gerek ilköğretim okullarında gerekse ortaöğretim okullarında okutulacak dersler Talim ve Terbiye Kurulunun kararı ile belirleniyordu. Hangi derslerin zorunlu ders olarak tüm öğrencilere, hangi derslerin ise seçimlik ders olarak seçen öğrencilere okutulacağı Talim ve Terbiye Kurulu kararı ile belirlenebiliyordu.

Şimdi ise yine Talim ve Terbiye Kurulu hangi derslerin zorunlu dersler,hangi derslerin seçimlik dersler olacağını belirleyecek, ancak Kanunda yer alan hüküm gereği ayrıca ortaokullar ile imam hatip ortaokullarında farklı programlar arasında tercihe imkân verecek şekilde bu belirlemeyi yapacaktır.

Yine ortaokullar ile imam hatip ortaokullarında öğrencilerin ilgi ve tercihlerine göre seçimlik dersler oluşturulacaktır. Ayrıca, tüm ortaokul ve liselerde Kur’an-ı Kerim ve Hz. Peygamberin Hayatı isteğe bağlı seçmeli ders olarak okutulacak dersler arasında yer alacaktır.

Yeni sistemin çalışmasıyla ilgili olarak şu hususu da belirtmek gerekir.

İlkokul 4. sınıfı tamamlayan çocuklar ya imam hatip ortaokullarına ya da diğer ortaokullara gidebileceklerdir. Ancak bu konuda şunu ifade etmekte yarar vardır: Genel ortaokullar ile imam hatip ortaokullarında okutulacak zorunlu dersler ile isteğe bağlı seçmeli olan Kur’an-ı Kerim ve Hz. Peygamberin Hayatı derslerinde herhangi bir fark olmayacak, sadece diğer seçmeli derslerde farklılıklar oluşabilecektir.

SORU 4: Bu sistemi neden 4+4+4 diye ayırıp tanımladınız?

CEVAP 4: Bu konudaki isimlendirmenin temeli 2010 yılında yapılan Milli Eğitim Şurasında alınan kararlara dayanmaktadır. Ayrıca şunu da ifade etmek gerekir ki, dünyada bu konuda o kadar çok çeşitli kademelendirme var ki, bir kaçını örnek olarak verirsek: 8+4, 3+5+2, 4+5+2, 5+4+3, 5+3+4, 6+2+4, 6+3+2,6+3+3, 6+3+4, 7+3+2. Her bir ülke kendi gelenekleri, kültürleri, bulunduğu coğrafi konum vb. gibi birçok sebeple bu kademeleri oluşturuyor. Eğer bize neden 4+4+4 diye sorulursa, benzer bir sorunun mesela Hollanda’ya neden 6+2+4, Japonya’ya neden 6+3+3, Rusya’ya neden 4+5+2, Fransa’ya neden 5+4+3 … şeklinde sorulması gerekir.

Yeni yapıda, hedeflenen esnek program anlayışı ve çocukların gelişim özellikleri esas alınarak bu kademelendirme yapılmıştır. İlk dört, çocuğun okula alıştığı ve temel becerileri kazandığı evredir. İkinci dört, çocuğun yeteneklerini sınadığı ve geliştirdiği bir kademedir. Üçüncü dört ise çocuğun yetenek, gelişim ve tercihleri doğrultusunda genel eğitim veya mesleki ve teknik eğitim alacağı kademedir.

SORU 5: Bu Kanun yeterince tartışıldı mı?

CEVAP 5: 1997 yılında 8 yıllık KESİNTİSİZ zorunlu eğitim, hiçbir hazırlık yapılmadan ve olağanüstü yönetim şartlarının geçerli olduğu bir dönemde, bir dayatma olarak getirildiğinden bu yana eğitim yapımızın kesintili veya kesintisiz olması tartışılmaktadır. Yani kesintililik veya kesintisizlik sorunu bu ülkede 15 yıldır tartışılan bir konudur.

Diğer taraftan Cumhuriyetin ilk günlerinden bu yana zorunlu eğitim süresinin uzatılması her kesim tarafından ileri sürülmüş ve genel kabul görmüş bir düşüncedir. Nitekim zaman zaman zorunlu eğitim süreleri uzatılmış, son olarak 1997 yılında 8 yıla çıkarılmıştır. Ancak bu sürenin kesintisiz olması, biraz önce de ifade edildiği gibi ilk gününden itibaren eğitim camiası, akademi dünyası, çeşitli toplum kesimleri ve siyasiler tarafından sürekli tartışılmıştır. Diğer taraftan son yıllardaki Milli Eğitim Şuralarına da bakıldığında bu tartışmaların yapıldığını ve son olarak 2010 Şurasında tavsiye kararına dönüştürüldüğünü görüyoruz.

Ayrıca teklif verildikten sonra konu Türkiye Büyük Millet Meclisi Milli Eğitim,Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonundaki çalışmalar süresince konuyla ilgili tüm sivil toplum örgütleri ve akademik çevrelerin görüş ve önerileri alınmak üzere dinlenmiş, uygun olanlar metne yansıtılmış, Genel Kurul çalışmaları süresince de toplumdaki tartışmalar, değerlendirmeler, öneriler dikkate alınarak bazı değişiklikler gerçekleştirilmiştir.

SORU 6: Böylesine kapsamlı bir düzenleme niçin Hükümet tasarısı

olarak değil de teklif şeklinde Türkiye Büyük Millet Meclisine sunuldu?

CEVAP 6: Türkiye Büyük Millet Meclisi bilindiği gibi yasama organımızdır. Anayasanın 88 inci maddesine göre Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin her biri her konuda kanun teklifi verebilir. Dolayısıyla milletvekilleri Milli Eğitim Sistemi ile ilgili konularda da kanun teklifi verme ehliyetine sahiptir. Bir konunun kanunlaşması Türkiye Büyük Millet Meclisinde belli bir çoğunlukta kabul edilmesine bağlıdır. Yoksa kanun teklifi veya kanun tasarısı olmuş olmasının hiçbir önemi yoktur. Kanunlaşan metinlerin uygulanmasında da bunun hiçbir önemi yoktur. Bu artık Türkiye Büyük Millet Meclisinin iradesidir.

SORU 7: Niçin medya ve sivil toplum örgütleri bu konuya bu kadar olumsuz yaklaşıyorlar?

CEVAP 7: Bu düzenlemeye karşı çıkışları iki temel nedene dayandırabiliriz. Birincisinde ideolojik bir bakış vardır. Böyle düşünenler, bireysel ve kültürel farklılıkları bir potada eriterek tek tip insan yetiştirmek alışkanlığından vazgeçemiyorlar. Dünyayla rekabet etmek gibi bir amaç taşımıyorlar.

14

İkinci neden ise bilgi eksikliği, yapılan değişikliğin objektif bir şekilde ve çok yönlü değerlendirilememesidir. Eğitim ile ilgili konularda bilimsel yeterliliği bulunmayan ve düzenlemeden habersiz, ama kategorik olarak belirli bir taraf içinde olanların eleştirileri gerçeği yansıtmamaktadır.

SORU 8: Bu yeni sitem 2012 Eylül ayında uygulanacak mı?

CEVAP 8: Bu Kanunla getirilen sistem 2012 - 2013 öğretim yılında uygulamaya geçirilecektir. Bu sene 4. sınıfı tamamlayan ilköğretim öğrencileri ortaokul 1. sınıf öğrencisi olarak, 8. sınıfı tamamlayan öğrenciler ise zorunlu eğitim kapsamında 9. sınıfa (liseye) başlamak zorundadır.

15

II- YAŞLA İLGİLİ SORULAR

SORU 9: Okul öncesi eğitim hangi yaşta başlayacak?

CEVAP 9: Okul öncesi eğitime başlama yaşında herhangi bir değişiklik yapılmamıştır. Yeni sistem gerçekleştirilmeden önce 37 – 72 ay arasındaki çocuklar okul öncesi eğitime gidebiliyorlardı. Şimdi de yine 36 ayını tamamlamış çocuklar okul öncesi eğitime başlayabileceklerdir. Ancak zorunlu temel eğitime başlama yaşı değişmiş olduğundan üst sınırda bir değişiklik söz konusudur. Buna göre, 30 Eylül 2012 tarihi itibariyle 37 - 66 ay arasındaki çocukların anaokulunda veya uygulama sınıflarında, 48 - 66 ay arasındaki çocukların ise anasınıflarında okul öncesi eğitim almaları sağlanacaktır

SORU 10: Zorunlu eğitime (ilkokula) başlama yaşı ne olacak?

CEVAP 10: Esasen ilkokula başlama yaşında yeni düzenleme ile milli eğitim sistemimizin iki temel kanunu olan 222 sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanunu ile 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanununda önceki düzenlemeye göre bir farklılık yapılmamış, sadece iki kanun arasında paralellik sağlanmıştır. Her iki kanunda da aynı şekilde düzenlenen 5 yaşını o yılın Eylül ayı sonunda dolduran öğrenciler ilkokula başlar hükmü gereğince, 2012 – 2013 öğretim yılından itibaren esasen 30 Eylül 2012 itibarıyla 60 ayını dolduran çocukların ilkokula başlamaları gerekmektedir. Ancak kamuoyunda yaşanan yoğun tartışmalar, talepler ve Bakanlık olarak değerlendirmelerimiz sonucunda Eylül sonu itibarıyla 66 ayını dolduran çocukların ilkokula kayıt yaptırmasına karar vermiş bulunuyoruz.

2012 - 2013 eğitim ve öğretim yılı için 30 Eylül 2012 tarihi itibarıyla 66. ayını tamamlayacak çocuklar olan 30 Eylül 2007 tarihinde ve öncesinde doğmuş  öğrencilerin okul kayıt işlemleri e-okul sistemi üzerinden merkezi sistemle yapılacaktır. Ancak, yaşça kayıt hakkı elde etmemiş olduğu halde fizikî ve ruhî gelişim yönünden hazır olduğu düşünülen 61 - 66 ay arasındaki çocuklar da velisinin yazılı isteği üzerine ilkokul eğitimine yönlendirilebilir.

SORU 11: 2007 doğumlu bir çocuğun ailesi birinci sınıfa değil de anaokuluna çocuğunu vermek isterse ne olacak?

CEVAP 11: 2007 yılı doğumluları doğum aylarına göre ayrıştırarak değerlendirmek gerekir. Bir önceki soruda da ifade edildiği gibi, 2012 - 2013 eğitim ve öğretim yılı için 30 Eylül 2012 tarihi itibariyle 66. ayını dolduranların kayıt işlemi e-okul sistemi üzerinden merkezi sistemle yapılacaktır. 30 Eylül 2007 tarihinden sonra doğan ve gelişim yönünden yeterince hazır olduğu düşünülen 61 - 66 ay arasındaki çocuklar ise velisinin istemesi halinde ilkokula yönlendirilebilecek, aksi halde okul öncesi eğitim kurumlarına devamları sağlanacaktır.

SORU 12: İlkokula kayıt nasıl yapılacak?

CEVAP 12: 2012 - 2013 eğitim öğretim yılı için 30 Eylül 2012 tarihi itibarıyla 66. ayını dolduranların (30 Eylül 2007 ve öncesinde doğanların) ilkokul birinci sınıf kayıtları e-okul sistemi üzerinden adrese dayalı veri tabanından alınan bilgilerle otomatik olarak yapılacaktır. Velilerin kayıt ile ilgili yapacakları herhangi bir işlem olmayacaktır.

SORU 13: Çocuklar daha erken yaşta okula başlayınca, yapılan eğitim onun için daha ağır kalmayacak mı?

CEVAP 13: Yeni düzenleme ile ilköğretim birinci sınıfa o eğitim öğretim yılı için 30 Eylül itibariyle 66. ayını dolduranlar kayıt olacaktır. Daha önceki uygulamada ise o yılın 31 Aralık tarihi itibariyle 72. ayını dolduranlar kayıt olmaktaydı. Dolayısıyla okulların eğitime başladığı Eylül itibarıyla bu çocuklar 68 – 69 aylık  oluyorlardı. Bakıldığında yeni uygulama ile eski uygulama arasında fark sadece 2 aylık bir süreyi kapsamaktadır. Yani 2 ay daha erken ilkokul birinci sınıfa başlayacaklardır. Bu fark çocukların fizikî ve ruhî gelişiminde olumsuzluk yaratmayacaktır. Ayrıca birinci sınıfta uygulanacak programlar yeni durum nedeniyle yaş grubuna uygun olarak revize edilmektedir.

III- OKULÖNCESİ İLE İLGİLİ SORULAR

SORU 14: Okul öncesi eğitim nasıl uygulanacak?

CEVAP 14: Yukarıda yapılan açıklamalar nedeniyle 37 ila 66 ay arasındaki çocuklarımız okul öncesi eğitim çağını oluşturacaktır. Önceden 61 – 72 ay arasındaki çocukların okul öncesi eğitimde yüzde 100 okullaşma hedefi varken, şimdi yeni düzenleme sonucunda 48 – 66 ay arasındaki çocuklarda yüzde 100 okullaşmayı sağlamak hedefimiz oluşmuştur. Diğer taraftan şu anda faaliyetleri devam eden “3, 4, 5 Erken Eğitimi Seç” programını uygulayan Bakanlığımızın okul öncesi eğitimde hedefi yine %100 okullaşmadır.

17

IV- GEÇİŞ SİSTEMİ İLE İLGİLİ SORULAR

SORU 15: İlkokullardan ortaokullara kayıt nasıl olacak?

CEVAP 15: 2011 - 2012 eğitim ve öğretim yılında ilköğretim 4. sınıfta okuyan ve bir üst sınıfa geçen öğrencilerin 2012 - 2013 eğitim ve öğretim yılında ortaokul 1. (5.) sınıfa kayıtları e-okul sistemi üzerinden merkezi olarak yapılacaktır. Yani eğitim bölgelerinde ilkokul ve ortaokul olarak belirlenen okullara kayıt sistemi sadece ilkokullara yeni kayıt olacak 1. sınıflar ile ortaokullarda 5. sınıf öğrencilerinin tamamı için e-okul sisteminden yapılacaktır.

Ancak 2012 - 2013 eğitim ve öğretim yılında eğitim öğretime başlamış olan imam hatip ortaokulları varsa bu okullara devam etmek isteyen 5. sınıf öğrencilerinin kayıtları velileri tarafından bu okullara yapılacaktır. Dolayısıyla bu çocukların imam hatip ortaokullarına kayıtları yapıldığında e-okul sisteminden kaydının yapıldığı ortaokuldan kaydı düşülecektir.

SORU 16: Ortaokullara sınavla mı geçilecek?

CEVAP 16: Bütün ortaokullara geçiş herhangi bir sınava tabi olmaksızın e-okul sisteminden merkezi olarak adrese dayalı nüfus kayıt sistemi verilerine göre yapılacaktır.

SORU 17: Ortaokul ara sınıflarından (6, 7 ve 8) imam hatip ortaokullarına geçiş olacak mı?

CEVAP 17: Eylül 2012 tarihi itibariyle uygulanacak olan yeni eğitim sisteminde imam hatip ortaokullarının sadece 5. sınıflarına öğrencileri alınacaktır.

İmam hatip ortaokullarında uygulanacak olan öğretim programlarının (Kuranı Kerim ve Hz. Peygamberin Hayatı gibi) uygulanmasında bütünlüğün sağlanması için bu uygulama gereklidir. Bu nedenle ortaokulların (ilköğretim okullarının) ara sınıflarında okuyan öğrencilerin imam hatip ortaokullarına geçişi mümkün değildir. Ayrıca, 222 sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanununa eklenen geçici 11 inci maddeye göre bu maddenin yayımı tarihinde ilköğretim kurumlarının 5, 6, 7, ve 8 inci sınıflarında eğitim görenler eğitimlerini bu kurumlarda tamamlayacaklardır.

SORU 18: 2011 - 2012 eğitim – öğretim yılında 8. sınıf öğrencileri liselere nasıl geçecek?

CEVAP 18: 2011 - 2012 eğitim ve öğretim yılında 8. sınıfta okuyan öğrencilerden Seviye Belirleme Sınavı (SBS) ve özel yetenek sınavı sonuçlarına göre öğrenci alan ortaöğretim kurumlarından herhangi birine yerleşemeyen öğrenciler ile bu sınava katılmayan öğrencilerin tamamının ilçe yöneticilerimizin koordinasyon ve takibi sonucunda tercihleri ve kapasite imkanları çerçevesinde genel liselere, imam hatip liselerine ve mesleki ve teknik liselere kayıt yaptırmaları sağlanacak ve bu e-okul sisteminden takip edilecektir.

SORU 19: Bu sistem özel okullara giriş konusunu değiştirecek mi? Üsküdar Amerikan, Avusturya Lisesi gibi okullar ortaokul bölümlerini tekrar açabilecekler mi?

,,

 

Sözleşmeli öğretmenlik

turk egitim sen

Mersin 1 no’lu şube, veliler tarafından darp edilen öğretmenler için basın açıklaması yaptı.

Mersin Akdeniz Güney Ortaokulu'nda veliler tarafından darp edilen öğretmenlerimize sahip çıkmak ve son zamanlarda eğitim çalışanlarına karşı gerçekleştirilen şiddet olaylarına dikkat çekmek ve kınamak için Türk Eğitim Sen yöneticileri, Türkiye Kamu Sen in diğer iş kollarındaki yöneticileri  ve üyeleriyle beraber basın açıklaması yaptı.  Devamı

Eğitim kovayı doldurmak değil

egitim bir senDenetim, kadavraya otopsi değil, hayata koruyucu hekimlik yapmaktır

Bir medeniyetin insanlığa olan faydasının, onun eğitim alanındaki başarısıyla ölçülmeye başlandığı günümüzde, neredeyse tüm toplumlar devletler eliyle eğitim sistemlerini daha nitelikli, daha etkili ve daha iyi hâle getirmek gayretindedir. Eğitimde kalite, öğretmenlik mesleğinin niteliği ve itibarı, fırsat ve imkân eşitliği, Devamı

 

,,,

 

Lütfen Paylaşalım

 

web servis

site ekle site ekle

Eğitim öğretim yılı

egitim is

Yargı Kararını Verdi: Eğitim Kamusal Bir Hizmettir ve Kamu Eliyle Yürütülmelidir

Hizmet Vakfı İle Milli Eğitim Bakanlığı Arasında İmzalanan Protokolün Yürütmesi Durduruldu 

Milli Eğitim Bakanlığı ile Hizmet Vakfı Arasında Değerler Eğitimi Verilmesine Dair 15.07.2014 tarihli işbirliği protokolünün değişiklikler ve ilaveler yapılarak 15.07.2017 tarihinden geçerli olmak üzere üç yıl süreyle uzatılmasına ilişkin Devamı

Minnetle anıyoruz

turk egitim sen

Meb’i kim yönetiyor?

Yönetici Görevlendirme sınavının ÖSYM tarafından  yapılacağı duyurulmuş  Milli Eğitim Bakanlığı, geçen ay yönetici atama takvimini yayınlamış, üç gün sonra geri çekmiş idi. Fakat bugün takvim aynı şekliyle tekrar yayınlandı. Madem aynen yayınlanacaktı, takvimin geri çekilmesinin hikmeti ne idi? Ne yapılmaya çalışılıyor? Devamı

 

Kotanlı: üniversitelerde torpil ve ayrımcılığa son verilsin

 

Üniversitelerde çalışan idari personelin torpil ve sendikal kayırmacılıktan müthiş derecede rahatsız olduğunu; üniversitelerde görev yapan eğitim ordusunun gizli kahramanları olan idari personelin; başta ekonomik ve özlük olmak üzere, mesleki ve demokratik sorunlarının iyice arttığını söyledi.”Daha öncede yaptığımız açıklamada dile getirdiğimiz gibi üniversitelerimizin rektör ve dekanlarına çağrıda bulunuyorum, üniversitelerde çalışan idari personelin taleplerine kulaklarınızı tıkamayın sendikal ayrımcılık yapmayın. Devamı için